Alkarısı nedir? Tehlikeli bir cin mi alkarısı, cadı mı yoksa eskilerin bir hurafesi mi? Orta Asya ve Anadolu’da görülen Alkarısı inancının kaynakları hakkında neler söyleyebiliriz? Bu mitolojik karakterin farklı yüzleri neler? Albasması hikayesinin patriyarka ve kadının toplumdaki konumu ile ilişkisi ne? Alkarısı ne demek?

Alkarısı, diğer kültürlerdeki Lilith (mezopotamya) gibi karakterlerle bazı benzerlikler gösteriyor. Bu kötücül kadın karekterlerin feminist teori açısından değerlendirilmesi ne gösterir? Ataerkil sistemin ötekisi olan kadın imgesi, Alkarısı gibi kötücül karakterlere mi dönüşür? Yoksa bu karekterler bir direniş ögesi mi? Alkarısı gerçek mi? Yoksa lohusalara özgü bir rahatsızlık olan lohusa hummasından doğmuş bir hurafe mi?

Mitolojinin egemenlerin anlatıları olduğunu biliyoruz. Peki Fuko’dan hareketle, toplumun ötekileri de kendi karşı anlatılarını geliştirmiş olabilir mi? Alkarısı ötekileştirilen kadınların intikamı mı, yoksa dişiliğin korkunçlaştırılması mı?

Alkarısı nedir? Ondan neden hala korkuluyor? Alkarısı gerçek mi? Cinler ve karanlık, gücünü nereden alır? Gelin bu sorular ve Alkarısı üzerine düşünelim.

Alkarısı ne demek ?

Albastı, Türk mitolojisi ve Anadolu memoratlarında yer alan bir yaratıktır. Alkarısı, genellikle yaşlı, korkutucu, kocaman sarkmış memeli, bazen kırmızı bazen sarı elbiseli, karmakarışık saçli bir kadındır. Ve bir tür cin veya peri olduğu söylenir. Bazı bölgelerde ise kuşa dönüşerek lohusalara yaklaştığı söylenir. Alkarısı yerine albastı, albıs isimleri de kullanılır.

Alkarısı, Türk halk kültüründe özellikle bebeklere, hamilelere, atlara ve lohusa kadınlara musallat olan bir varlık olarak bilinir. Bu daimonun lohusaların ve bebeklerin, ciğerlerini söküp yediğine ya da nehir gibi su kenarlarına attığına inanılır.

Tuva Türklerinin inancına göreyse Albıs evlenmeyen kadından yani gayrimeşru ilişkiden doğmuştur. Dağlarda ve ırmak kenarlarında bulunur, yolculara oyunlar oynar ve kötülük yapar. (Adana Memoratları, s.36, İsmail Şenesen)

Alkarısı büyük sarkmış memelerini sırtına atarak yürüyen, yaşlı kızıl gözlü ve soluk benizli dev anası bir kadındır. Bazense soluk benizli ve sarı saçlı güzel bir kadın olarak düşünülür. Alkarısı’nın genellikle geceleyin ortaya çıktığı ve insanları rahatsız ettiği söylenir.

Türk mitolojisinde, Alkarısı ile ilgili geniş bir tahayyül var. O bazen lohusa kadınlara hastalık getirir. Bazen avcılara şans getiren ve onlarla yatan bir kadındır. Ayrıca alkarısı için özelleşmiş bir ocaklı (baksı/hoca) türü de vardır.

Ayrıca alkarısı cini geceleri ahırlara yaklaşarak atlara musallat olur. Böyle atlar sabah, geceleri sürülmüş gibi yorgun şekilde bulunur. Belki de cinler geceleri at sürmektedir. Ayrıca bu atların yeleleri de örülmüş olur.

Alkarısı’nın atlara musallat olmasının sebebi, albıs’ın dağ ve kaya ruhları ile ilişkili sayılmasıdır. Çünkü eski efsanelere göre,  dağ ruhunun en büyük eğlencesi at yelesi örmektir. Ayrıca Alkarısı İslamiyetten önce kimi türk boylarında ahır ve hayvanların koruyucusu olarak görülürdü. (Adana Memoratları, s.36)

Anadolu’da alkarısı inancı

Anadolu’da Alkarısı tehlikeli bir dişi cin ya da daimonik varlıktır. Bu cin lohusa ve bebeğine musallat olur. Onun annenin ciğerini söküp kaçıracağından korkulur. Anadolu’da Alkarısı, genellikle “Tilki Hatun” veya “Yarasa Ana” gibi isimlerle anılır.

Alkarısı’nın görünümü hakkında farklı anlatılar mevcuttur. Bazı versiyonlarda, Alkarısı yarı insan yarı kuş şeklinde tasvir edilirken, diğer versiyonlarda yarı insan yarı yılan veya yarı insan yarı yarasa gibi farklı formları olduğu söylenir.

Alkarısı nedir
Alkarısı nedir

Alkarısı kadınlara zarar verse de, erkeklerden çekinir. O yüzden lohusa kadının yanında her zaman bir erkeğin bulunması söylenir. Ayrıca Alkarısı’nın kırmızıdan korkar. Bu yüzden lohusa odasında mutlaka kırmızı kumaş koyulur.

İlginç bir inanç ise şudur. Alkarısı tehlikeli olsa da, onun kontrol edilmesi durumunda büyük bereketler sağlar. Eğer alkarısına bir iğne batırılırsa, alkarısı bu kişinin hizmetlisi olur. Ve onun işlerini görür.

Bazı nadir durumlardaysa alkarısı yardım eden iyi bir varlık olarak düşünülmüş. Kars yöresinde lohusalara musallat olanın Gavur-al olduğu söylenir. Müslüman-al ise sıkıntılı durumlarda insanlarla yardım eden iyicil bir ruhtur.

Orta Asya mitolojisine alkarısı

Orta Asya’da, özellikle Türk ve Moğol kültüründe Alkarısı, genellikle kötü ruhlarla ilişkilendirilen bir varlıktır. Alkarısı’nın insanları rahatsız ettiği, onlara zarar verdiği veya kötü şans getirdiği düşünülür.

Mitolojiye göre, alkarısı eşsiz ve çocuksuz bir kadından türemiştir. Ancak bazı efsanelerde Erliğin onu bizzat yarattığı söylenmiştir. Bence ilk hikaye alkarısının toplumsal cinsiyet kodlarıyla ilişkisiyle alakalı. Ki bunu ilerleyen bölümde inceleyeceğiz.

Kırgız ve Kazak Türklerinde Alkarısı iki tür olup biri Kara Albastı ve diğeri de Sarı Albastıdır. Sarı Albastılar hoca veya baksı da denilen şamanların okunmasıyla giderler. Kara Albastı ise kendisini görmek iktidarına malik olan ocaklı adamdan başka kimseden korkmaz. Sarı Albastı sarışın bir kadın suretindedir. Bu ruh (Al) lohusalara musallat olup ciğerlerini alır, götürür suya atar. Bazen keçi ve tilki suretlerine de girer. Kara Albastı yahut Kara ciddi ve ağır başlı bir ruhtur. Sarı Albastı ise hoppa, mekkår ve şarlatandır. Ekseriya insanları hile ve aldatmakla ele geçirir. (Inan, 1995: 168-169).

Adana Memoratları, s.33, İsmail Senesen

Uryanhay Türkleri’nde albıs (alkarısı) şamanın inisiüasyonunda rol oynar. Albıs şaman adayını emzirir ve onunla sevişir. Şamanların çoğu “ben albısların soyundanım” der. (Adana Memoratları, s.35, İsmail Senesen)

Bazı hikayelerde, Alkarısı’nın yüzü olan bir kuş formundadır. Hızlı uçabilen ve geceleyin ortaya çıkan bir varlıktır. Lohusa odasına pencereden kuş şeklidne gelir. Ayrıca, Alkarısı’nın kadın bir cin veya peri olduğu da söylenir. Öte yandan avcılarla ilgili Alkarısı hikayelerinde, onun tilkiye dönüşebildiğine inanılırdı.

Orta Asya’daki inanışlara göre, Alkarısı insanların rüyalarına girer ve onları korkutur veya rahatsız eder. Aynı zamanda, kötü niyetli Alkarısı’nın, kişinin üzerine oturarak ona zarar verebileceği veya hastalık getirebileceği düşünülür.

Alkarısı ve Lilith

Alkarısı ve Lilith arasında bazı benzerlikler ve ilişkiler bulunmaktadır. Her ikisi de mitolojik veya efsanevi varlıklar olarak kadın figürlerini temsil eder. Ve kötü niyetli veya rahatsız edici olarak tasvir edilirler.

Alkarısı, Türk ve Orta Asya mitolojilerinde yer alan bir varlıkken, Lilith, özellikle Mezopotamya mitolojisi ve Eski Yakındoğu kültüründe yer alan bir figürdür. Her iki figür de kadınların cinsel bağımsızlığına veya evlilik dışı ilişkilere dair mitolojik anlatılarda önemli roller oynar.

Alkarısı ve bebekler

Lilith, ilk olarak Mezopotamya mitolojisinde ortaya çıkar ve daha sonra Yahudi mitolojisinde de yer alır. Lilith’in, mitolojik hikayelerde ilk kadındır Havva’dan önce yaratılmıştır. Lilith, güçlü ve bağımsız bir figür olarak tasvir edilir ve bazı hikayelerde bebekleri kaçırıp öldüren veya rahatsız eden bir varlık olarak betimlenir.

Benzer şekilde, Alkarısı da çocukları kaçırdığı veya rahatsız ettiği düşünülen bir varlıktır. Alkarısı’nın genellikle evlilik dışı ilişkileri olan kadınları ve yaramaz çocukları hedef alır. Her iki figür de kadınlık ve cinsellikle ilişkilendirilen olumsuz nitelikleri temsil eder.

cinler ve alkarısı nedir
Cinler ve alkarısı

Alkarısı ve ana tanrıça kültü

Alkarısı genellikle ana tanrıça figürüyle doğrudan ilişkilendirilmemektedir. Ana tanrıça figürü, genellikle bereket, doğurganlık, doğa ve yaşam gibi temaları temsil eden bir kutsal dişi varlıktır. Ana tanrıçalar, birçok mitolojide ve kültürde farklı isimler altında yer almış ve farklı özelliklere sahip olmuştur.

Ancak bazı kültürel ve folklorik öğelerde, ana tanrıça figürleriyle benzer temalar ve semboller ortaya çıkar. Örneğin, bazı mitolojik hikayelerde Alkarısı’nın doğa güçleriyle bağlantılı olduğu ve doğa ruhlarının yardımcısı veya koruyucusu olduğu söylenir. Bu durumda, doğurganlık veya bereketle ilişkili bazı özelliklerde benzerlikler görürüz.

Bence alkarısı nedir sorusurunu sorarken, tarım toplumuna geçişte kadının rolünün nasıl değiştiğine bakmak lazım. Çünkü ilkel dönemde kadın ana tanrıça figürü gibi iyilik figürleriyle sembolleştirilmişti. Ataerkil dönemde ise kadın Lilith ve Alkarısı ile anılacaktı.

Kadının ataerkil sisteme geçişte değişen rolü ve alkarısı

Kadının kültürdeki konumunun değişimi ve ikinci plana atılması ile mitolojik hikayelerdeki kadın figürlerinin dönüşümü arasında bir ilişki olabilir. Ataerkil toplum yapısının gelişmesiyle birlikte, kadınların toplumsal ve siyasi gücü azalmış ve erkek egemenliği daha belirgin hale gelmiştir. Bu durum, mitolojik anlatılara da yansımıştır.

Ana tanrıça figürü, birçok kültürde doğanın, doğurganlığın ve yaşamın sembolü olarak kadın gücünü temsil ederken, bazı mitolojik anlatılarda bu figürlerin geri plana itildiği ve daha kötücül veya rahatsız edici kadın figürlerinin ön plana çıktığı görülebilir. Alkarısı gibi kadın figürleri, bu dönüşümün bir yansıması olarak değerlendirilir.

Ancak bu dönüşümün tam olarak ana tanrıça figüründen Alkarısı gibi kötücül bir figüre nasıl evrildiğine dair kesin bir kanıt veya bilgi bulunmamaktadır.

Alkarısı ne demek

Albasması ve feminizm

Alkarısı gibi mitolojik figürler üzerinden feminist okumalar yapan düşünürler ve araştırmacılar bulunmaktadır. Çünkü mitoloji, politik ve iktidarla ilgili bir söylem alanıdır. 

Alkarısı gibi kadın figürleri, ataerkil toplumlarda kadının “kötücül”, “tehlikeli” veya “yaralayıcı” olarak tasvir edilmesiyle paraleldir. Bu bağlamda alkarısı nedir sorusunun cevabı, kadınlığın tehlikeli sayılması ve korkunçlaştırılmasıdır.

Bu tür feminist okumalarda, Alkarısı’nın kadın figürü olarak temsil ettiği negatif özelliklerin ataerkil toplumun kadına yüklediği sınırlamalar ve aşağılamalarla ilişkilendirilir. Bu tür analizler, kadının toplumda “kötücül” veya “yaralayıcı” olarak tasvir edilmesinin, erkek egemenliğinin ve cinsiyet eşitsizliğinin bir yansıması olduğunu vurgular.

Alkarısı’nın feminist okumalarını yapan düşünürler arasında bazı isimler şunlardır:

  1. Fatmagül Berktay: Türk feminist düşünür Fatmagül Berktay, Türk mitolojisi ve halk kültüründe kadın figürlerini ve mitolojik öğeleri feminist bir perspektifle ele almıştır. Alkarısı ve diğer kadın figürlerinin toplumsal cinsiyet dinamikleriyle ilişkisini analiz etmiştir.
  2. Şehriban Temel: Türk feminist araştırmacı Şehriban Temel, Orta Asya mitolojisindeki kadın figürlerini ve mitolojik öğeleri incelemiştir. Alkarısı’nın cinsiyet ve toplumsal yapılarla bağlantısını tartışmış ve mitolojik anlatılarda kadının rolünü sorgulamıştır.
  3. Serpil Sancar: Türk feminist düşünür ve yazar Serpil Sancar, mitoloji ve halk hikayelerindeki kadın figürlerini ve sembollerini ele almıştır. Alkarısı’nın ataerkil toplumdaki kadının rolünü yansıttığı ve cinsiyet eşitsizliğiyle ilişkili olduğu konusunda çalışmalar yapmıştır.

Alkarısı ile mücadele ritüelleri

Alkarısı hikayelerinde Alkarısı ile başa çıkmak için çeşitli yöntemler vardır. Bu yöntemler genellikle halk inanışları ve efsanelerine dayanır. İşte bazı yaygın Alkarısı baş etme yöntemleri:

  1. Muska ve dua: Bazı bölgelerde Alkarısı’ndan korunmak için muska kullanılır. Cinci hoca ve alkarısı ocaklısının yazdığı muskalar, alkarısını defeder. Bazı bölgelerde ise Felak nas gibi duaların okunması, tahtaya üç kez vurulması gibi adetler vardır.
  2. Demir nesneler bulundurmak: Alkarısının demirden korktuğuna inanılır. Bu yüzden lohusa odalarında mutlaka demir eşya koyulur. Bu inanç, eski dönemde Alkarısı’nın demircilerden korktuğu inanışına dayanır. Kazak Argun ve Turgay-Kıpçak boylarında lohusanın yanında bir erkeğin demirciyi temsil ederek bir çekiçle demire vurması ritüeli yapılırmış. (Adana Memoratları,  s.38) Bu rituel ile Alkarısı kaçırılmaya çalışılıyor.
  3. Lohusanın yalnız bırakılmaması: Alkarısı lohusaları yalnız olduklarında rahatsız edebilir. Bu yüzden lohusa kadın ve bebeği ilk günler yalnız bırakılmaz. Bazı inançlarda ise bu eşlikçinin erkek olması gerektiği çünkü alkarısının sadece erkeklerden çekineceği söylenir.
  4. Ritüeller yapılması: Eski Türklerde eğer bir doğum zorlu geçerse Alkarısı’nın musallat olduğu düşünülür. Bu durumda klanın erkekleri ve şaman yüksek sesle bazı kovma sözcükleri söyler, tüfekle havaya ateş eder ve kap kacakla ses çıkarırmış. Bu ritüel doğumun sonuna kadar sürer. (Adana Memoratları, s.37)
  5. Alkarısı yakalamak: Elinde kanlı ciğerle dolaşan bir kadın görüldüğünde, onun hemen yakalanması gerekir. Bu ona iğne bastırılarak ya da üstüne zift dökülerek olur. Eğer bu yapılırsa al ruhu ciğeri hemen çaldığı kişiye verir. Ve kendisini yakalayanın hizmetlisi olur. Onu yakalayn kişi ve onun el verdikleri, “alcı” yani ocaklı olur. Bu kişinin soyuna alkarısı musallat olmaz ve onların eli al başkasına şifa olur.
  6. Al basması yaşanmışsa: Eğer lohusaya çoktan al basmışsa, al bir at lohusanın yanına getirilir ve lohusanın üzerinde ata arpa yedirilir.

Ek: Alkarısı ve lohusa depresyonu

Albasması fenomeninin, lohusa depresyonu ile de ilişkisi var. Çünkü hormonal değişiklikler sebebiyle, doğumu izleyen dönemde anne, ciddi psikolojik sorunlar yaşar. Bu vakıa insanlık tarafından çok uzun süredir bilindiğinden, alkarısı gibi inançlarla ilişkilendirilmesi ve bu şekilde aklileştirilmesi mantıklı görünüyor.

Doktorlar ise albasmanın doğum humması ile ilişkili olduğunu söylüyor.

Öte yandan anne ve çocuk ölümlerinin çok sık görülmesi de, Alkarısı ve Lilith benzeri anne ve bebeği hedef alan karanlık ruhların hayal edilmesini desteklemiştir. 

Sonuç: Alkarısı nedir / insan nedir ?

Bu araştırmada gördüğümüz üzere, Alkarısı’nın pek çok farklı yüzü var. O bazen kahramanları, kadınları ve çocukları tehdit ederken, bazen onlara bereket ve yaşam bahşeder. Hem bir tehdit, hem de bir umut sembolüdür. Pek çok paranormal inanış gibi, Alkarısı da çok yönlüdür.

Öte yandan Alkarısı motifinin de hem toplumsal bilinçaltı ile, hem de cinsiyet rollerimiz ile ilişkisi vardır. İlkel dönemde bereket sembolü olan kadın cinselliğinin, ataerkil tarım devrimi ile birlikte nasıl bir tehdit unsuru ve tabu haline geldiğini düşünmek ilginçtir.

Alkarısı, Lilith ile birlikte tehditkar kadın cinsel figürlerinin en tehlikelilerindendir. Bu motif, bir yönüyle kadınlar için bir tehdittir elbette. Öte yandan bu tehlikeyle, ezilen kadın cinsel kimliği ve öfkesi, insan bilinçaltına geri dönüyor. Mitoloji ve simgeler, çoğu zaman çok anlamlı çalışır çünkü.

Her halükarda, Alkarısı ilgi çekici bir hikaye motifidir. Onun araştırılması ise bize hem hikayelerimizle hem de kültürümüzle ilgili çok daha fazla bilgi verir. Ama alkarısı nedir sorusunun cevapları, mitoloji bilgisi ile sınırlı kalmıyor. Gördüğümüz gibi, insan, kadın, erkek ve iktidar hakkında geniş bir alanı taramış olduk.

Bir Cevap Yazın

Trending

Alçak kültür sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin