Kimilerine göre evliya, kimilerine göre şifacıydı Zöhre ana. Bu alevi önderi, müritlerine ne sunuyordu? Transa geçerek, evliyalarla ve Atatürk gibi figürlerin ağzından nefes söyledigini iddia eder Zöhre ana. Bu mistik performansın, şamanik ritüeller ve şifa büyücülüğü ile benzerliği nedir? Zöhre ana kimdir? Zöhre ana mucizeleri nedir? Bu yazıda Zöhre ana fenomeni üzerinden, evliyalık, şifacılık ve mistik performanslar üzerine düşünmek istiyorum.
Zöhre ana, modern dönemdeki en ilginç mistik karekterlerimizden birisi. İlahi vahiy alarak, evliyaların, pirlerin ve hatta Atatürk gibi siyasi figürlerin ağzından deyişler söyler zöhre ana. Bu iddiaları sebebiyle, sahte bir peygamber ya da Mesih olarak da görülebilir, bir ilkel şifaci olarak da. (Fakat evliyalar özel bir tarzda vahiy (ilham) alır.)
Bu yazıda özellikle Zöhre Ana’nın evliyalıkla ilişkisine ve evliyalığın ritüellerini incelemek istiyorum. Bunun ardından arkaik dönemdeki bazı ritüellerle bu uygulamaları karşılaştıracağım. Böylece kutsallık fenomeninin izini sürmüş olacağız.
Zöhre ana kimdir? Zöhre ana mucizeri neler? Ve Zöhre ana, dünyamızı nasıl büyülemişti?
Zöhre ana kimdir
Zöhre ana evliyalara karışmadan evvel, ev hanımıdır. Kariyerinin sonunda ise siyasi parti genel başkanı ile fotoğraf çektirecek kadar ünlü oldu. Peki bir şifacı, nasıl bu kadar güç kazandı. Zöhre ana kimdir?

Zöhre ana, müritlerine sorulacak olursa eski benliğini çoktan bırakmıştı. “Eski benliği ve doğumdaki adı (Süheyla Gülen) uzun zaman önce ölerek yerini evliyalığa bırakmıştı. Evliya olarak o artık dünyevi dertlerle rahatsız edilmemeliydi.” (Seküler Yaşam ve Şifacılık, s.128) Zöhre ananın güçlü bir inanç ve adanmışlığın nesnesi olduğunu görüyoruz. Yani aslında Zöhre ana kimdir sorusu hiç de basit değil.
Zöhre Ana, asıl adıyla Süheyla Gülen, 1957 yılında Yozgat’ta doğmuş, evlilik ve iki çocuk annesi olmuştur. 1982’de, kendisine dini figürler tarafından mesajlar verildiğine ve ondan şifa dağıtması istendiğine inanarak, hayatında büyük bir dönüşüm yaşamıştır. Bu olaylardan sonra “Zöhre Ana” olarak tanınmış ve dergâh açarak insanlara manevi yardım sunmaya başlamıştır.

“Bölgedeki evliyalık anlatılarında yaygın olduğu üzere, Zöhre Ana’nın çağrılışı ve ilk vahiyler istemdışı gelir.” (S.131) Burada evliyalık sürecinin, mevcut anlatılardan bağımsız gerçekleşmediğini görürüz. Şifacı her zaman var olan dili kullanır. Buna içinde olduğu aleviliği ait kültürel motifler de dahildir: on iki imam, Ali Muhammed inancı vs.
Bu süreçte Zöhre ananın ünü ve güçleri artar. Gecekonduda kabul etmez ziyaretçilerini artık, bir dergahı, bir vakfı (Zöhre Ana – Ali Sosyal Hizmet Vakfı), ve müritleri vardır. Artık ziyaretçileri de sadece alevi değildir, şifa bulmak isteyen çok farklı kesimden insanlar onu ziyaret eder.
Zöhre ana nefesleri
Bu nefesler, zöhre ana ağzıyla ortaya koyulsa da, iddiaya göre bunlar onun yazdığı metinler değildir. Zöhre ana nefeslerinin, o trans halindeyken kendisi aracılığı ile, sahipleri tarafından dile geldiğini iddia etmişti. Zöhre ana mucizelerinin en önemlisi, pirlerin onun ağzıyla demişler söylemesidir.
Zöhre Ana’nın dini otoritesiyle tedavi otoritesinin merkezinde, mucizevi güçlerinin temeli ve kanıtı olan evliyalarla iletişim kurma ve onlardan şefaat vermelerini isteme yeteneği yatar.
Seküler Yaşam ve Şifacılık, s.134, Christopher Dole
Nefes, alevi Bektaşi şairleri ve büyüklerinin lirik şiirlerine verilen isimdir. Zöhre ana, buluşmalar esnasında Hacı Bektaşi Veli gibi şahısların ağzından, onların diliyle konuştuğunu iddia eder.
Zöhre Ana’nın nefesleri dinleyiciler için ahlaki yol gösterme veya etik açıdan pek bir şey sunmaz… Hatta ziyaretçiler nefeslerden anlam çıkarmanın zorluğundan bahseder.
Dinleyiciler daha çok nefesin söze dökülmesinin bedenselliğinden (Ummana dalmış Zöhre Ana’nın ölmüş evliyalarca devralınmış bedeninden yayılan sözler) ve konuşma esnasında bildik kutsal kişi, yer ve olayların tekrarlanmasına vurgu yaparlar.
Seküler Yaşam ve Şifacılık, s.134, Christopher Dole

Zöhre ana’nın şifacılığı
Her zaman şifacı olmasa ve bir yol gösterici olarak kendisini sunsa da, Zöhre ana gibi mistik bir kişilik, hasta insanlar tarafından da ziyaret ediliyordu.
Dergahın ilk zamanlarında ziyarete gelenler, hastaları için birer elma getirir ve onlar kutsanırmış. İnsanlar bu okunmuş elmaların kısırlığı tedavi ettiğine inanırmış. Çünkü onların üzerine üfleyen nefes, Zöhre Ana’nın değil, evliyaların nefesiydi.
Zöhre Ana’ya ilk gittiğim zaman orda satılık hiçbir şey yoktu. Ben oradayken İç Anadolu’dan gelen herkes kendi bahçesinden elma getirirdi kutsanması için. Şimdi bir elmayı 10 milyona mi satıyorlar? Zöhre ana bitmiş demek ki. İyileştirme enerjisi varken para filan yoktu…
Seküler Yaşam ve Şifacılık, s.252
Zöhre ana mucizeleri
Anlatılan en önemli mucize, pek çok pirin zöhre ana aracılığıyla dile gelmesidir. Bunun dışındaki zöhre ana mucizeleri, hastalıkların tedavisi, rüyaya girme ve rüyada ilham verme, rüya aracılığıyla ilham almadır. Ayrıca zöhre ana, pirlerin ya da kutsal birtakım aracıların kendisiyle iletişime görerek bir tür ilham verdiklerini de iddia etmiştir.
Zöhre Ana, özellikle Anadolu’da yaşayan insanlar arasında manevi bir figür olarak bilinir. Ve zöhre ana mucizeleri pek çok kişi tarafından inanılır. Halk arasında anlatılan hikayelere göre, Zöhre Ana’nın doğa olaylarını kontrol edebilme, su kaynaklarını yönetme, hastalıklara şifa verme gibi olağanüstü yeteneklere sahip olduğuna inanılır. Örneğin, yağmur yağdırma veya tarım ürünlerine bereket getirme gibi mucizeler ona atfedilir. Ayrıca, suyu kontrol etme yeteneğiyle de bilinir. Bir çeşmeye dokunduğunda suyun akışını değiştirebildiği söylenir.
Bunların yanı sıra, Zöhre Ana’nın bazı olaylarda fiziksel olarak görünmez olabildiği ya da saklı hazineleri bulma gibi mistik güçlere sahip olduğuna dair inançlar da mevcuttur. Bu zöhre ana mucizeleri, genellikle yerel efsaneler ve halk hikayeleri ile iç içedir. Ve toplumsal inançları yansıtır.
Şifacılık türleri ve evliyalık
Zöhre ana’nın mistik konumu, evliyalığa yakındır. Peki evliya nedir? Evliyalık’ın şifacılık türleri içerisindeki konumu nedir?
Christopher Dole, Seküler Yaşam ve Şifacılık kitabında, Türkiye’de halen uygulanmakta olan şifacılık türlerini dörde ayırır. Bunlar kurşun dökme uygulamaları, ocaklıların uygulamaları, cinci hoca tedavidi ve evliyaların tedavi biçimleridir.
Evliya, allah vergisi mucize ortaya koyma ve keramet gösterme özelliği olan kişidir. Kutsal kişi, şifa verebildiği gibi, kişiye şefaat de edebilir. Evliya, Arapça veli kelimesinden gelir. Bu kelime ingilizceye aziz olarak çevrilir. Evliya, kerametlerini Allah’a yakın olması sebebiyle, bazen farkında olarak bazen olmayarak gösterir.
Örneğin cinci hoca, havas ilmini öğrenerek, belli bir teknik doğrultusunda uygulama yapar. Ama evliya seçilmiştir, güçleri ona bağışlanmıştır. Evliya öldükten sonra kutsal addedilen bir türbeye görülebilir. Soyundan evliya ve ocaklılar gelebilir. (Christopher Dole, S.283-286)
Evliya olarak Zöhre ana
Zöhre ana, güçlerini ilk fark ettiğinde evde yemek yaptığını söyler. Bu güçler ona ışık ve his şeklinde görünmüş. Ve ilerleyen yıllarda da aynı kuvvet ona yol göstermiş.
Yukarıdaki bölümlerde gördüğümüz gibi, Zöhre ana kendilerine karıştığı kutsallıktan (evliyalık) güç alarak mistik bir performans ortaya koyar. Evliyalık, peygamberlik tarzında vahye dayalı bir konumdur.
Ancak burada vahiy (ilham), yeni bir din ve ritüeller ortaya koymaz. Bunun yerine bozulan düzene dair öneriler yapılır, eski güzel günler hatırlatılır ve etik çağrılarda bulunulur.
Zöhre Ana’yı anlamak için bu kavramlar kritiktir. Bu yüzden “Zöhre ana kimdir” sorusunu cevaplamak için, evliyalık pratiğini bilmek önemlidir.
Zöhre ana, Allah’a ve evliyalara yakınlığı sebebiyle mucizeler gösterebilen bir kişidir. Bu mucizeler de aslında evliyadan gelen mucizelerdir. Çünkü İslam geleneğinde evliyalardan ilham almak, kabul edilmiş bir uygulamadır. Fakat bu ilham çoğunlukla rüyalar aracılığı ile olur.
Evliyalık genellikle eğitim gerektirmez. (Cinci hoca gibi diğer mistik figürlerin aksine.) Evliyalar şifacı olarak da görülmezler. Fakat onlar aracılığı ile şifa bulunabileceğini inanılır.
Bundan sonraki bölümde, evliyalığa ait bu performansların, ilkel şifa teknikleri ve ritüeller ile benzerliğini ele almaya çalışacağım.
Evliyalığın kültürel boyutları ve mistik performans
Bu bölümde, Zöhre Ana’nın evliyalığına ve genel olarak evliyalığa benzer örnekleri, diğer kültürlerde ve antik dönemde araştıralım.
Farklı kültürlerde kutsal kişilikler
Zöhre Ana, takipçileri tarafından evliya olarak görülür. Evliya, bir insan olmakla birlikte, normal insanlardan farklı olarak kutsallık ve tanrısallık özellikleri gösterir.
İslamiyetten önceki birçok kültürde evliyalık veya kutsal kişiliklere benzer inanışlar bulunur. Antik çağda, özellikle Helenistik dönemde, kahraman kültleri ve yarı-tanrılar bu kavrama benzer özellikler taşır. Örneğin, Herkül ve Achilles gibi mitolojik kahramanlar, olağanüstü başarıları ve tanrısal bağları nedeniyle özel bir statüye ve tapınıma sahip olmuşlardır. Bu figürler, toplumları için aracılık eden, koruyucu ve şifa verici özelliklere sahip olarak görülürdü.
Benzer şekilde, Mısır’da İsis veya Hristiyanlıkta azizler gibi figürler de kutsal kabul edilir ve belirli alanlarda yardım ve koruma sağladığına inanılır. Bu örnekler, kültürler arası kutsal kişiliklerin evrenselliğini ve insanlık tarihi boyunca mistik ve dini figürlere duyulan ihtiyacı gösterir.

Zöhre Ana, Enel hak ve evliyalık
Zöhre ana ve evliyalıkla ilgili ilk işaret etmek istediğim, bu uygulamanın heterodoks tarzı ve batinilik ile ilişkisidir. Tam da bu yüzden, sünnilikte de evliyalık kabul görse de, aleviliğe göre daha mesafeli yaklaşılmıştır.
Bazı Sünni alimler, evliyalık ve dervişliğin kutsal konumunun, peygamberlik ile yakıştığını söylemiştir. Gerçekten de evliya vahiy ya da ilham alabilir, şefaat edebilir ya da şefaate aracı olabilir. Evliya peygamberler gibi keramet gösterebilir ve hatta ateş topu şeklinde bir yerden bir yere seyahat edebilir.
İslamiyet de kendi içinde paganik izler ve Mezopotamya mitolojisi içerse bile, genel olarak soyut bir tanrı anlayışı ve kutsal olsa da tanrı olmayan bir peygamber anlayışı vardır. Ancak budist etkiler ve şamanik kültür izleri içeren batini heterodoks İslami akımlar, başka özellikler de gösterir.
Zöhre ana ve heteredoks İslam
Zöhre Ana’nın da sahil olduğu Anadolu Aleviliği’nde Ali, tanrının enkarne olmuş halidir ve Muhammed peygamberi tamamlayıcıdır. Bu aslında Budizm ve Hinduizm’de sık sık görülen bir tanrının insan olarak enkarne olması ya da bir insanın kemale ederek tanrılığa ulaşması (Nirvana) ile benzerdir.
1000 li yıllarda İran’da etkili olmuş İsmaililik ise daha ileri gitmişti. İsmaililer, kendi yönetici yani imamlarının tanrı olduğuna inanırlardı. Siyasi sebeplerle sünniliği kabul etmeden önce, güçlü oldukları dönemlerde namaz gibi uygulamaları ve şeriatı kaldırdıkları iddia edilir. Aynı zamanda imam soyundan kişilerin de enel hak olduğuna inanılır. (Bknz İsmaili akımı)
Bu heteredoks inanışlar, Anadolu’da sünni Şii tarihsel çatışması nedeniyle bastırılmış olsa da, bektaşilik ve alevilik içerisinde etkileri sürmüştür. Ama bu etkiler alevilik sınırlı da değil.
Anadolu’da genel kabul gören evliyalık kültürü de bu izleri taşır. Evliya, tanrının ve peygamberin elini kendi üzerinde taşır. Çünkü kerametlerini bilgisi ile değil, kendisine bahşedilenle yapar. Onun üzerinden işleyen tanrısallıktır.
Zöhre ananın performansı, içerisinde olduğu kutsallık halesinin inandırıcılığı ve hikayenin gücü ile alakalıdır. Zöhre ana kimdir sorusunu sorarken, budizm, Ismailik ve alevi kültürünü kat eden bu insan-tanrı anlayışını göz önünde tutmak gerekir.
Ama zöhre ana söz konusu olduğunda önemli bir motif daha vardır. O da transa geçerek tanrısallığa ulaşan şaman ve onun şamanik ritüeli.
Şamanik trans
Orta Asya’da şaman, bazı kültürlerde sadece şifacı, bazı kültürlerde ise din adamıydı. Ama hemen her zaman, doğaötesi varlıklar ve ata ruhları ile iletişim kurabilen bir aracıdır.
Şamanik ritüellerde, şaman ritüel kıyafetleri giyer ya da hayvan kılığına girerdi. Bu ritüellerin genel amacı, doğa ruhlarını sakinleştirmek, çalınan ruhu geri almak ya da atalardan yardım almaktır.
Şamanik ilkel tedavi, hastanın kötü ruhlar tarafından çalınan esenliğinin şaman tarafından geri getirilmesine dayanır. Burada tedavi, toplumsal inançla ve placebo etkisi gibi inanmaya dayalı psikolojik etkilerle yakından ilişkilidir. (Modern döneme miras kalmış bir ilkel şifa tekniği için bakınız: Cin musallatından kurtulmak ve ilkel şifa teknikleri)
Şaman ritüel sırasında hikayesel bir performans sunar. Bu performansa yardımcıları, topluluğun gençleri ya da bazı hayvanlar katılabilir. Ama performans sırasında şaman, ritüelin bir parçası olarak kendi bedeninin ötesine geçer.
Şaman, bu trans halindeyken göğün yüksek katlarına çıkar ya da yer altının derinliklerine inerek kötücül ruhlarla yüzleşir. Bu uygulamalar esnasında şaman, sadece kendisi değildir. O esnada topluluğun ruhun dönüşür ve bu ruhu kutsalla, diğer ruhlarla ve atalarla ilişkilendirir.
Zöhre ana’nın nefes okurken başkasının ağzından konuşması da bu durumla benzerdir. O bu esnada sadece bir aracıdır. Konuşan evliyalığın ve kutsallığın kendisidir. Zöhre ana nefeslerini söylerken, Hacı Bektaşı Veli, Pir Sultan Abdal gibi evliyalar, onun ağzıyla konuşurlar. Zöhre ana mucizeleri’nin en önemlisi budur.
Bu esnada evliya, şamanın yaptığına çok benzer bir ritüel gerçekleştirir. Eski kutsal atalara ulaşır ve onların sözlerini talebelere aktarır.
Not: Şamanik kültürün evliyalıkla ilişkisi araştırılmaya değerdir. Saha az Araplaştığı iddia edilebilecek alevi kültüründe, eski Türk kültürüne ait daha pek çok motif görülür. (Turnanın kutsallığı, evliyaların kuşa dönüşmesi vs.) Ama günümüz Sünni İslam kültürü içerisindeki pek çok motif bile şamanik kültürel tortularla ilişkili olabilir. Bknz. Cinci hoca ve şamanik kaynakları
Sonuç: Zöhre Ana kimdir?
Bu yazıda, öncelikle Zöhre Ana’nın yaşamını ve genel olarak evliyalığı inceledik. Ayrıca zöhre ana mucizeleri de incelendi. Zöhre ana evliyalığının dinamiklerini analiz ettikten sonra ise, başka kültülerdeki benzer motifler ile bu deneyimi karşılaştırdık.
Sonuç olarak, Zöhre Ana gibi kutsal kişilerin, insanlığın farklı dönemlerinde mistik deneyimler sağladıklarını görmüş olduk. Aynı zamanda bir tür ilkel şifacı olan Evliya’nın, farklı boyutlarını tartıştık. Bu evliyalık deneyimlerinde ortak olan, performası sunanın izleyici ve katılımcıda mistik duygulanımlar uyandırabilmesidir.
Kneel down and start praying, faith will come later
Ignatius of Loyola
Bu yazı ilginizi çektiyse, ilkel şifacılığın izini sürdüğüm bir başka çalışmaya, aşağıdaki videodan ulaşabilirsiniz. Sevgiler.





Bir Cevap Yazın