Hermetizm nedir? Hermes Trismegustos kimdir ve ona atfedilen hermetizm neler vaad eder? Bu yazıda Türkçe’deki hermetizm kitaplarından Hermes Trismegustus’un Gizemi ve diğer kaynaklar üzerinden bu soruları  ele alalım. Hermetizm öğretisi varlığın zenginliğini nasıl ima eder? Hermetizm ne demektir?

Açıkçası benim hermetizmi ilginç bulmamamın sebebi, hermetik anlatıların katmanlı yapısı. Hermetik anlatılar, meraklılar için hikaye ve mistik, daha yüksek zihinler içinse gizem ve varlığa ilişkin bilgi vaad eder.

En nihayetinde ise kişinin davet edildiği, bir tür varoluşsal deneyim tarzıdır. Bu deneyim ise hem felsefe, hem de hikayelerle içiçedir. Hermetizm hem inancı, hem mitosu hem de aklı kullanır kişiye ulaşmak için.

Hermetizmin temel ilkeleri öğrenciye; insan olarak yaratıldığını bu nedenle tanrıyı nasıl görebileceğini ve kendisini O’nun parçası gibi hissetmeyi öğretmiştir… Hermetik metinleri yazanlar… Ruhlar için felsefe ve büyü, beden için tıbbi seçtiler.

Hermes Trismegistos’un Gizemi, s.40-42

Hermetizm ne demektir? Tek bir hermetizm mi var? Hermes Trimegistos yaşadı mı? Hermetizmin mistik anlatıları hangi gizemleri bünyesinde taşır?

Hermes Trimegustus’un Gizemi

Kitabın beğendiğim yanı, hermetik anlatıyı objektif şekilde, dışarıdan anlatması. Çünkü hermetizmi anlatan kaynakların bir kısmının, hermetizmin barındırdığı mistik ve örtülü tarzı benimsediklerini görebiliyoruz.

Hermes Trimegustos’un Gizemi, hermetizme bilimsel bakış açısı ve tarihsel bakımlardan yaklaşan bir kitap. Kitapta, özellikle avrupa kaynaklı hermetik metinler üzerinden, hermetizmin ne olduğu ortaya koyuluyor.

Örneğin Metin Babaroğlu’nun Simgesel Düşünme kitabı, hermetizmin tarihine odaklanmasa da, hermetik düşüncenin simgesel tarzını ortaya koyan metinlerden oluşuyor. Aslında hermetizmi tanımak için bunun daha iyi bir yol olduğu da düşünülebilir.

Yine de hakkında araştırma yaptığın şey ile mesafeyi kaybetmemek de ayrı bir kriterdir. Hermes Trimegustos’un Gizemi, işte bu mesafeyi koruyarak, Hermes’in tarihsel kişiliği, hermetik metinler, hermetik anlatıların mesajları gibi konularda kapsamlı bilgi aktarıyor.

Hermetizm ne demek

Hermetizm (Hermetizm), antik Mısır’da Hermes Trismegistus’a atfedilen ezoterik öğretileri ve yazıları kapsayan felsefi ve dini bir akımdır. Bu öğretiler, hermetik metinler olarak bilinen yazılı eserlerde toplanmıştır ve genellikle gizemli, mistik ve doğaüstü konuları ele alır. Hermetizm, özellikle Orta Çağ ve Rönesans dönemlerinde büyük ilgi görmüştür ve simya, astroloji, teozofi gibi alanlarda önemli etkileri olmuştur.

Hermetizm’in bazı temel özellikleri ve inançları şunlardır:

  1. Birlik ve Bütünlük: Hermetik düşünceye göre, evren bir bütündür ve her şey birbiriyle bağlantılıdır. Mikrokozmos (insan) ve makrokozmos (evren) arasındaki ilişki bu anlayışın temel taşlarındandır.
  2. Gizli Bilgi ve Bilgelik: Hermetik öğretiler, yalnızca belirli bir bilgiye sahip olan seçkin kişiler tarafından anlaşılabilir ve bu bilgi, semboller ve alegorilerle gizlenmiştir.
  3. Transmutasyon: Hermetik simya, maddelerin ve ruhun dönüşümünü (transmutasyon) hedefler. Bu süreç, hem fiziksel hem de ruhsal arınmayı içerir.
  4. Tanrısallık ve İnsan: İnsan, ilahi bir kıvılcım taşır ve bu kıvılcım sayesinde tanrısal bilgiye ulaşabilir. Hermes Trismegistus, bu bilgiye ulaşmanın yollarını öğreten bir bilge olarak görülür.
  5. Evrensel Zihin: Hermetizm’de, evrenin tüm fenomenlerinin ardında bir evrensel zihin ya da ilahi akıl bulunduğuna inanılır.

Hermetik metinler arasında en bilinenleri “Corpus Hermeticum” ve “Tabula Smaragdina” (Zümrüt Tablet) gibi eserlerdir. Hermetizm, Batı ezoterizmi üzerinde büyük bir etki bırakmış ve birçok modern mistik ve okültist düşünceye ilham kaynağı olmuştur.

Hermes Trimegustus gerçekten yaşadı mı?

Bu sorunun cevabını bilmiyoruz ve asla bilemeyeceğiz. Aslında bu soru hiç de önemli değil. Ne anlamda Hermes’in yaşayıp yaşamadığı önemli değil peki?

Hermetizm, tanrısal vahye, daha doğrusu vahiy bilincine ulaşan bilgeliğe dayandığından, bu vahyi kimin aldığı önemli olamayabilir. Zaten faal akla geçici de olsa ulaşabilen, onun içinde kaybolur ve kendiliğini en azından o esnada sürdürmez. Zamansız koşulsuz bilgiye ulaşan, kendi ismini kaybeder zaten.

Mistik görüş, tüm açıklığı içinde, gerçekliğin kendisine giden ilk aşamadır. İkincisi açıklayıcı sözlerdir, düşünce içinde, gösteriyi telaffuz eden ve insanların kolayca anlamasını sağlayan mantık dili. Bu bilgilerin Hermes tarafından duyurulması ise üçüncü aşamadır.

Hermes Trimegustos’un Gizemi, s.32, Floransa Ebeling

Yine de Hermetizm geleneğinde ve hermetizm kitaplarında Hermes’ten söz edilir. Fakat bu bazen bilgeliğin kaynağı, bazen kurucusu, bazen ilk ilham alan, bazense ilham verendir. Belki de bir ideal insan profilidir.

Hermes sadece bir bilge değildir. Odysseus, Herkül, Zeus gibi o da insanüstü bir yaratıktır. Papirüslerde ismi dünya hakimi diye geçer ve her şeyi bilen kişi olarak saygınlık sahibidir. Tüm görüşlerin kralı, herkesin babası ve öğretmenidir.

Hermes Trismegistos’un Gizemi, s.53

Peki Hermes’in dayandığı kaynaklar nelerdir? Çünkü Hermes’in yaşadığına dair kanıtlar zayıf ve hiç yaşamamış olabileceğine dair iddialar da mevcut.

Hermes’e refere eden metinlerin, Helenistik dönem ile ilişkili olduğunu biliyoruz. İskender Mısır’ı fethettiğinde, Yunan kültürü ve Mısır kültürünün kesişmesi için olanak yaratmış oluyordu. İşte bu kültürel alanda, Yunan tanrısı Hermes ve Mısır tanrısı Toth’un kalıntılarının Hermes Trismegustos (üç kere kutsal Hermes) doğar.

Hermes, insanlığa bilgiyi ve bilgiyi elde etme yolunu sunan, tanrısal bir babadır. Onun sunduğu gizemli yol, mısır’ın tapınak ve tekamül kültürü ile Yunani felsefi kültürü birleştirir.

Ortaya çıkan, farklı zihinler için farklı katmanları olan bir öğretidir. Hermetizm, başlangıç aşamasındaki aday için basit pratik ve ritüellerle inançlar sunar. Fakat yüksek zihinler için, felsefi paradokslar, gizemli hikayeler ve ritüellerin derin açıklamaları gizemin örtüsünün kaldırılmasını bekler.

hermetizm ne demek

Tek bir hermetizm mi var?

Hermetizm gibi karmaşık bir anlatı sınıflandırılabilir mi? Aşağıda maddeler halinde, hermetizmin antik dönem, ortaçağ ve rönesans döneminde izlediği evrimi ele alalım.

Antik Dönem Hermetizmi:

  • Antik Dönem Hermetizmi, M.S. ilk üç yüzyılda Yunan ve Mısır kültürlerinin karışımıyla gelişmiştir. Bu dönemde, Hermetizm, Thoth adlı Mısır tanrısının bilgeliğini yansıtan Hermes Trismegistus isimli efsanevi bir figüre dayandırılır.
  • Antik Hermetik metinler, evrenin, tanrının, insanın ve doğanın doğası hakkında öğretiler içerir. Bu metinler, genellikle diyalog formunda yazılmış ve gnostisizm, astroloji ve simya ile yakın ilişkiler göstermiştir.
  • Özellikle “Hermetica” olarak bilinen metinler, bu dönemin Hermetik düşüncesinin temelini oluşturur. Bu eserler, ruhsal arınma, evrensel birliğin anlaşılması ve yükselişe yönelik mistik öğretiler içerir.

Ortaçağ Hermetizmi:

  • Ortaçağ boyunca, Hermetik düşünceler, özellikle İslam dünyası aracılığıyla korunmuş ve Avrupa’ya yayılmıştır. Bu dönemde Hermetizm, Hristiyanlık ve İslam düşünceleriyle etkileşime girmiştir.
  • Ortaçağda Hermetizm, simya, astroloji ve maji gibi pratiklerle daha yakından ilişkilendirilmiştir. Bu dönemdeki Hermetik metinler, doğaüstü güçlere erişim ve kozmik bilgilerin kazanılması üzerine yoğunlaşmıştır.
  • Hermetizm, aynı zamanda, dönemin teolojik ve felsefi tartışmalarını etkilemiş, özellikle gizemcilik ve mistisizmle ilişkilendirilen öğretiler sunmuştur.

Rönesans Dönemi Hermetizmi:

  • Rönesans döneminde Hermetizm, Avrupa’da yeniden keşfedilmiş ve bu dönemin entelektüel ve dini düşüncesinde önemli bir rol oynamıştır. Bu dönemde, Hermetik metinler, insanın evrenle olan ilişkisini yeniden tanımlayan bir bilgi kaynağı olarak görülmüştür.
  • Rönesans Hermetizmi, insanın kozmik bir varlık olarak doğasını ve tanrısal bilgiye ulaşma yollarını araştırmıştır. Bu dönemde, Hermetizm, simya, astroloji ve maji yanında, doğa felsefesi ve metafizikle de derin bağlantılar kurmuştur. Bu dönemdeki önemli figürlerden biri Marsilio Ficino ve Pico della Mirandola olmuştur. Onlar, Hermetik düşüncenin Hristiyanlıkla uyumlu olduğunu savunmuş ve bu öğretileri Rönesansın yenilikçi düşünce yapısına entegre etmişlerdir.
  • Rönesans döneminde Hermetizm, aynı zamanda bireysel aydınlanma ve içsel arınma yollarını sunan bir mistik yol olarak da kabul edilmiştir. Bu dönemde, Hermetik öğretiler, sanat, edebiyat ve felsefede derin bir etki yaratmıştır. Hermetizm, bu dönemde gizli bilginin gücüne ve bireyin evrenle bütünleşebilme kapasitesine odaklanmıştır.

Hermetizm neden önemli?

Hermetizmin önemi, günümüz Batı kültürünün bazı temel hatları ile benzerliği ve muhtemel ilişkisidir. Bu hatlar, felsefenin temelindeki Platonculuk ve Hristiyanlık içerisindeki gnostik akımlardır. Hatta ve hatta, Hristiyanlığın temel kavramlarının bazılarının hermetizm ile ilişkisi üzerine iddialar da vardır.

Biz Pythagoras’ın Mısır’ı ziyaret ettiğini biliyoruz. Platon için de bu iddia mevcuttur. Bu ziyaret gerçekleşmemiş ve Platon inisiye olmamış olabilir. Yine de platonculuğun İyi ilkesi, öte dünya inancı, mağara alegorisi gibi motifleri hermetizm ile ilişkilidir. Üstelik hermetizmin olgun hali, Helenistik dönemde,  Yunan kültürünün etkisi ile birlikte ortaya çıkmıştır.

Hristiyanlık ve gnostisizmle hermesçilik arasındaki ilişki ise daha ilginçtir. Hristiyanlığın üçleme fikri, üç kere kutsal hermesin ismiyle ve hermetik üçlü tanrı inanışı ile benzerdir. Ayrıca bazı düşünürler İsa ile Horus arasındaki benzerliğe de dikkat çeker. Her halükarda, Mısır kökenli hermetizmin hristiyanlık ile bazı kültürel ilişkileri olması imkansız değildir. görünmemek.

Hermetizm ve mistik anlatılar

Bu bölümde, hermetizmin ilişkili olduğu bazı mistik anlatılara değineceğim. Bu anlatıların özellikle örtülü yapıları benim ilgimi çekiyor. Varoluşa ilişkin bir kavrayışın mistik anlatı kılığında sunulması, bence son derece ilginç.

Hermes… Yaratıcının, insanlara verilmesini yasakladığı bilgileri onlara aktarır. O bir eğitmen ve peygamberdir. Mısırlı bilge Hermes’e ait çok sayıda öğreti ve yöntem asla rastgele ortaya çıkmadı. Astroloji, büyücülük ve simyayla ilgili birikimleri Hermetica’da derlenmiştir çünkü bunlar teolojik felsefenin ortak temellerini oluştururlar.

Hermes Trismegustus’un Gizemi, s.53

Hermetizmin mistik yönü ve felsefi yönünün birlikteliği, tartışmaya açık bir konudur. Hermetizmin hedefi farklı bilgi düzeyindeki insanlara farklı ritüeller önermek miydi? Yoksa geçmişin mistik anlatılarının içerisine rasyonel motifler eklemek mi?

Hermetizm, ruh ve madde

Hermetizmde, katı bir madde ruh ayrımı söz konusudur. Bu iki töz birbirini tamamlar ve karşılıklı ilişki içindedir. Yine de ruhsal alan daha saf ve daha yüksektir. Çünkü bu alan tanrısal, iyi ve güzeldir.

Tanrı ruhları yarattı ve onlara gökte ölümsüzlük verdi. Ardından keyfi, burçları ve hayvanları yarattı. Fakat hayvanlar yaratıldıktan sonra hadlerini aşarak dünyada yaşamak istediler. Tanrı da onları cezalandırdı ve insan bedenine hapsetti.

Hermes Trismegistos’un Gizemi, s.40-41

Evreni tanrının yarattığı bu ögretide kesin olmasa da, evrene kutsallık katan bir yüce ruh mevcuttur. Tam bu noktada hermetizm, bu kutsala ulaşılmasını hedefler. Ruh yüce ruhsal alana dönmeyi amaçlar.

Burada ilginç olan nokta, Platon öğretisinin bu şema ile benzerliğidir. Platon felsefesinde de, kişi bilgi sayesinde arzularını dizginleyerek, gündelik olandan sonsuz, koşulsuz olana yönelebilir. Böylece kişi, Şölen’de anlatılan sonsuz güzelliği tanır. Kriton’da anlatıldığı gibi kendisini ölüme ve Phaidon’da anlatıldığı gibi ölümün ötesine hazırlar.

Yunan felsefesinin Mısır öğretileri ile ilişkisini bugün biliyoruz. Hermetizmin Yunan felsefesinden etkilerini de konuşabiliriz. (Hermetizmin Platon’a etkisini incelediğim bir diğer yazıma buradan ulaşabilirsiniz.)

Hermetizm ve çeviri sorunu

Hermetizmde çeviri sorunu nedir?

Hermetizmin ilk kaynakları, Mısır’da hiyeroglif ile kayıt altına alınmıştır. Tabii bu metinler zaman içerisinde Yunanca, Kıptice, Arapça, Latince gibi dillere tercüme edildi. Fakat bu çeviri hareketi, hermetik metinlerin ruhuna uygun muydu?

Bazı yorumcular, hiyeroglif dilinin hermetik metinlere çok daha uygun olduğunu savunmuştur. Çünkü hiyeroglif,  farklı yorumlara açık görsel bir kayıt altına alma aracıydı. Bu dile ilişkin okuma oranı hem çok azdı, hem de bu dil okuyanın kendi bilgi düzeyine göre sonuç çıkarmasına çok daha uygundu.

Fakat dil engeli, hermetizmin örtülülüğünü sağlayan tek etken değildir. Bu yüzden çoğunlukla hermetik metinlerin bir dile çevrilmesi, onları gereğinden fazla erişilir kılmaz. Hermetik metinler doğaları ve yapıları gereği son derece örtülü ve gizemlidir.

Hermetizm ve astroloji

Astroloji, eski dünya mitolojisi ve ilkel astrolojinjn bir karışımıdır. Ama ilginç şekilde hermetizmde , astroloji araştırması fal ve kehanet ile ilişkili olsa da, sadece bir hokus pokus değildir.

Astroloji, tanrının gözetiminde gerçekleştirilen dünyevi bir alıştırmadır. İnsan ona ancak ölümden,  bedenin ruhtan ayrılmasından sonra katılır. Tanrıyı görebilmek astrolojinim ilk hedefidir, asla dünyevi beden için taşınan endişeyi gidermek için yapılan bir uğraşı olamaz.

Hermes Trismegistos’un Gizemi, s.48, Floransa Ebeling

Astrolojinin sadece dünyevi çıkar mı hedeflememesi ne demektir? Belki burada yine eski bilgelerin gizemleri ile karşılaşıyoruz. Belki de evrensel bütünlük,  tikel evrensel ilişkisi, aşkınlık fikri gibi fikirler, astrolojik hikayeler ile ifade edilmişti.

Ortaçağ’da astronominin sahip olduğu simgesel anlam, gerçekten ilginçtir. Anadolu ve Mezopotamya’da bir hükümdarın gök olaylarını izlemek için rasathane kurdurması, büyük bir olaydı. Rasathane sayesinde hangi bilgilere ulaşıldığını kesin olarak bilmiyoruz.

Takvimin verimli hale getirilmesinin yanında, astrologlar yıldızları yorumladıklarını ve gelecekten haber verdiklerini de ima ediyorlardı elbette. Fakat asıl mesaj, hükümdarın krallık ve yöneticilik iddiasında olduğuydu. Çünkü Ortaçağ’da yöneticiliğin gökyüzü ve tanrısallık ile ilişkili olduğuna inanılıyordu.

Bugün bile, pseudo bilim ve hurafe olarak görülen burç fenomeni, hiç de basit değildir. Burç inancı bazı tehlikelerine rağmen, eğlenceli bir sohbet konusu olabilir. Ama aynı zamanda modern insana bir tür rahatlama ve evrenle bütünlük fikri de veriyor olabilir. Günümüzde yoğun stres altında olan modern birey,  buna ihtiyaç duyuyor olabilir.

Hermetizm ve simya

Simyacılık hermetizmin en örtülü ve en gizemli ilgi alanlarındandır. Simyanın amacı diğer maddeleri altına dönüştürmek olsa da, her zaman gizemli inançlarla ilişkili olmuştur. Hermetizm ise simya gibi ilginç ritüelleri,  bir tür tekamül ritüeline dönüştürmekte uzmandır. Simyacılık ile ilgili detaylı yazıma buradan ulaşabilirsiniz.

Bir yanıt yazın

Trending