Eterik beden nedir? Eskilerin bir hikayesi midir bu, yoksa eterik beden gerçek mi? Eskilerin kullandığı bu kavramsallaştırma, insanın inanç, korku ve hayalgücüyle ilgili olmalı. Eterik beden kavramının arkeolojisini yaparsak kültürle ilgili neler öğrenebiliriz? Pseudo bilimle mi, yoksa mit, inanç ve korkularla mı karşılaşacağız? Enerji beden nedir?

Eterik beden, özellikle uzakdoğu öğretilerinde (Zen budizmi vs) sıklıkla karşılaşılan bir kavram. İnsanın ruhsal yönü ile ilgili bu konsept, Batı dünyası ve Sami inançlarının ruh kavramından oldukça farklı. Bu yazıda önce eterik beden konseptini ve özgünlügünü inceleyeceğim.

Bunun ardından bu kavramın kökenine ilişkin bir soruşturma yapacağım. Eterik beden kavramı insanın hangi ihtiyaçlarından doğmuş olabilir? İnsanın korkuları mı yoksa dünyayı ve kendisini anlama çabası mı etkilidir bu kavramda? İnsanın bedeninin somutluğu ile düşüncelerinin ve karekterinin soyutluğu arasındaki zıtlık mıdır bu düşünceyi hareket ettiren? Yoksa duygularımız ve ruh hallerimiz ile bedenimiz arasındaki paralellikler mi?

Ve bu kavramın işlevine gelirsek: İnsanın bazı hikaye ve inançları onu rahatlatır ve kaygılarını azaltır. Fakat bazı inançlar, yarardan çok zarar verir. Eterik beden inancının bugün tehlikeli olduğunu söyleyebilir miyiz? Bu inanç bizi bizi nasıl etkiler?

Bu yazıda eterik beden inancıyla ilgili nötr bir pozisyon alacağım. Hem anlatıyı ortaya koyacağım, hem de inancın kökenlerine bakacağım. Ve bu kavramla ilişkili olabilecek bilimsel karşı tezleri de inceleyeceğim. O halde eterik beden nedir sorusunun peşine düşelim.

Eterik Beden Nedir? Gerçeklik ve Kavramsal Kökenler

Eterik beden, fiziksel bedenimizin ötesinde, daha ince enerjisel bir yapı olarak tanımlanır. Enerji beden de, eterik bedenle aynı şekilde kullanılır çoğu zaman.

Bu kavram, sadece kültürel bir fenomen değildir. Aynı zamanda bazı spiritüel ve enerji çalışmalarında ‘gerçek’ bir varlık olarak kabul edilir. Eterik beden kavramı,   mistik ve metafiziksel arayışların temel taşlarından biridir.

Eterik beden kavramında kullanılan ‘eter / aether / esir’ kavramı tarihsel olarak ayrıca anlam yüklüdür. Ether ya da esir, maddenin katı, sıvı ve gaz dışındaki halidir  eski anlatılara göre. Bu madde, maddenin diğer hallerine göre daha uçucudur. Ateş gibi hafif, havadan daha uçucudur.

M.Ö. on sekizinci yüzyılın Hint Samkhya filozoflarına göre hiçlik, esir ya da uzay ögesine sıkışır. Bundan hava ayrışır.

Her unsurla birlikte onu algılayabilmeye yetenekli bir duyu işlevi evrilir.

Kahramanın Sonsuz Yolculuğu, s.241, Joseph Campbell

Pseudo bilim olarak eterik beden

Eter / esir eski anlatılarda bazen ilk madde, bazen maddeyi oluşturan töz, bazense maddenin algılanamayan ve ruhsal boyutu olarak geçer. Teozofi ve mistisizm, bu maddeyi  göksel tanrısal alan ve insan bedeninin ruhsal / tanrısal boyutu ile ilişkilendirmiştir.

Esir, eski insanlar tarafından bir tür madde olarak görüldü. Ama özellikleri normal maddeden farklıydı. Esir, maddenin imkanını sağlayan madde ötesi madde, bir anlamda enerjiydi. Bu yüzden enerji beden de esirle ilişkili.

Eterik beden, esir ve eter ile ilişkilidir. Çünkü aynı mistikler, insanın da fiziksel bedeni yanında ruhsal bedenleri de olduğunu iddia eder. Burada makrokozmos (evren)  ile mikrokozmos (insan) arasında ilişkinin kurulduğu düşünsel bir model ile karşılaşıyoruz.

Yani eski insanlar, eter kavramını fizik dünyayı anlamak için, eterik bedeni ise insan bedeni ile zihni arasındaki ilişkiyi anlamak için kullanmışlardı. O günün fizikçileri diğer maddeleri bağlayacak ve fizik dünyaya dışarıdan destek olacak tözsel bir madde ihtiyacı içindeydi.

O günün zihin bilimciler ise insan bedeni, düşünceleri ve duyguları arasında bağlantı kuracak bir aracı arıyorlardı. (Beyin, sinir ağları, psikoloji vs. gibi konularda bilgileri yoktu.) Bu yüzden insan bedeni ile ruhunu bağlayan bir ara düzlem olan, eterik beden kavramını icat ettiler. Bu anlamda eter ve eterik beden, bir tür pseudo bilim (ilkel ve artık geçerli olmayan bilim) olarak görülebilir. 

Günümüzde ise bu hikaye mitsel bir anlatıya ve nostaljik gizemli tonlara sahip. Ve çoğunlukla ezoterik okült öğretilerin ya da alternatif tedavi yöntemlerinin bir parçası. Yani bugün, geçmişin biliminden kalan bir hikaye ögesi olarak kullanılıyor.

Eterik beden ve ruh

Peki eterik beden, ruh kavramından nasıl farklı? Bu farklılıkları üç başlık altında toplayabiliriz:

  • İşlevsel Farklılıklar: Eterik beden, fiziksel beden ile ruh arasında enerji aktarımını sağlayan bir aracı olarak işlev görür. Ruh ise kişinin öz benliğini, bilincini ve varoluşunun özünü temsil eder.
  • Varlık Alanları: Eterik beden, enerji ve fiziksellik arasındaki bir alanda var olur. Ve fiziksel bedenin sağlığına doğrudan etki eder. Ruh ise, fiziksel dünyanın ötesinde, daha yüksek bir bilinç düzeyinde var olur.
  • Süreklilik: Eterik beden, fiziksel bedene bağlı olarak var olur. Ve fiziksel bedenin sona ermesiyle birlikte önemini yitirebilir. Ruhun varlığı ise, fiziksel bedenin ötesinde sürekliliğe sahiptir. Ve ölümden sonra da var olmaya devam ettiği düşünülür.

Ben kendi adıma, eterik beden kavramının, ruh kavramına göre bazı avantajları olduğunu düşünüyorum. Çünkü eterik beden, ruh kavramı kadar fizik dünyadan ve insan bedeninden kopuk değil. Açıkçası bu kavramın daha az soyut olduğunu bile söyleyebiliriz.

Enerji beden dediğimizde, bedenle paralel bir enerji alanından bahsedilir. Bu ruhsal alan, bedenle iç içe bir zihin / sinir sistemine benzer.

Peki bu konu neden önemli? Batı düşüncesi ve Sami dinlerinde, göksel ruh’un karşısında beden ve fizik dünya aşağılanan bir statüdedir. Yer şeytanın, gök ise tanrınındır. Beden geçici, günahkar, sınırlı, şehvet doluyken ruh sonsuz ve arıdır. Fakat bu düşünce biçimi, insanın tanrı gibi kavramlar karşısında aşağılanmasını ve değersizleştirilmesini de beraberinde getirir.

Oysa bedenin sınırlılıkları neden zayıflık olarak görülsün, bunlar ders alınacak bir şey ya da yaşamın özelliği olamaz mı? Şehvet neden tehlikeli olsun, cinsellik ve üreme insanın en güzel yönlerinden birisi değil mi? Ve insan günah ve suç işleyemese, özgür iradesinin bir anlamı kalır mıydı? Bence ruh fikri, insanın sevincini azaltan, onu korkularla dolduran bir düşünce. Eterik beden fikrini ise bu fikrin daha yumuşak bir hali olarak düşünebiliriz.

Kültürler Arası Bir İnanç

Eterik beden kavramı, dünya üzerindeki pek çok kültürde benzer isimler ve açıklamalarla karşımıza çıkar. Örneğin, Hindistan’daki Yoga ve Vedanta’da “Prana” veya “Astral beden”, Batı okültizminde “Aura” veya “Etheric body” şeklinde ele alınır. Bu kültürel çeşitlilik, eterik bedenin insanlık için evrensel bir kavram olduğunu gösterir. Ve farklı toplumlardaki insanların benzer ihtiyaç ve deneyimlere sahip olduğuna işaret eder.

İslam inancında ve kültüründeki nefs kavramı da bu kavramla benzerlik gösterir. Çünkü nefs insanın ruhsal yönünün daha insani kısmıdır ve dünyevidir. Ruh ise daha ruhani ve ölümsüz kısımdır. Nefs ölümle sona erer. Ruh ise ölümden sonra yolculuğuna devam eder. Fakat nefs eterik bedenden farklıdır. Çünkü o bedensel isteklerle alakalı olsa da fiziksel değildir.  Daha çok enerjisel bir kavramdır.

Kökenler ve Psikolojik Yönü

Eterik beden kavramı, insanın dünyayı anlama çabası ve ölüm, yaşam, ruh gibi konulara dair sorularıyla yakından ilişkilidir. Bu kavram, insanın korkularıyla başa çıkma ve kendini daha büyük bir bütünün parçası olarak görebilme ihtiyacından doğmuştur.

Psikolojik açıdan bakıldığında, eterik bedenin varlığı, bireyin kendine ve çevresine dair farkındalığını artırabilir ve daha derin bir iç huzura yol açabilir. Bu inanç, yoga ve meditasyon gibi uygulamalarla paralel şekilde, esenliği arttırabilir. Fakat her inanç gibi bu inancın da bazı tehlikeli yönleri bulunabilir.

Modern Spiritüellik

Günümüzde, New Age hareketleri ve modern spiritüellik içerisinde eterik beden kavramı hala önemli bir yer tutar. Bu hareketler, eterik bedenin temizlenmesi ve enerji akışının optimize edilmesi gibi pratiklerle bireyin sağlığını iyileştirmeyi hedefler. Örneğin, Reiki ve enerji şifası, eterik bedenin arındırılması ve güçlendirilmesi üzerine kuruludur.

Eterik Beden temizliği

Eterik beden temizliği, genellikle enerji bedeninin, yani fiziksel bedenimizin ötesinde yer aldığına inanılan eterik bedenin negatif enerjilerden, blokajlardan ve dengesizliklerden arındırılması sürecidir.

Enerji beden temizliği, enerji çalışmaları, spiritüel pratikler ve alternatif tıp alanlarında sıkça karşımıza çıkar. Eterik beden temizliğinin amacı, bireyin genel sağlığını, ruh halini ve enerji seviyesini iyileştirmektir. İşte bu sürecin bazı önemli yöntemleri:

  • Meditasyon ve zihinsel temizlik,
  • Enerji şifası uygulaması,
  • Kristal ve taşların kullanımı,
  • Aromaterapi ve bitkisel temizlik,
  • Ses terapisi.

Ben kendi adıma, bu tip new age dinlere ve alternatif tedavi yöntemlerine, son derece şüphe ile yaklaşıyorum. Örneğin yoga konusunu ele aldığımızda, yoga uygulamsı beden ve pesikoloji üzerinde oldukça faydalı. Fakat yogaya eşlik eden mistik inançların, rahatlatıcı birer hikaye olmaları dışında bir işlevleri olduğunu düşünmüyorum. (Eğer ilginizi çekerse, yoga ve mistik kurtuluş yazıma buradan ulaşabilirsiniz.)

Açıkçası eterik beden nedir sorusunu sorduğumda da, rahatlatıcı bir hikayeden başka bir şey görmüyorum. Yine de asıl soru eterik bedenin gerçekliği değil, bu kavramın modern insana etkileridir. O halde tartışmamıza devam edelim.

Astral Seyahat ve Karma

Eterik bedenin astral seyahat, karma ve reenkarnasyon gibi konseptlerle ilişkisi, bireyin evrenle ve ötesiyle bağını anlamlandırma çabasının bir yansımasıdır. Astral seyahat, eterik bedenin fiziksel bedenden ayrılarak başka boyutlarda seyahat ettiği bir deneyim olarak tanımlanır.

Bu deneyimler, bireyin kendini ve evreni daha bütüncül bir perspektiften anlamasına olanak tanır spiritüel anlatılara göre. Ancak astral seyahatin gerçek olup olmadığı kanıtlanmamıştır. Ruhun varlığı bile şüpheliyken, yolculuk etmesi inandırıcı görülmemektedir.

Meridyenler ve Çakralar

Eterik beden kavramı, aynı zamanda bedenin enerji merkezleri olan çakralar ve enerji yolları olan meridyenlerle de sıkı bir bağlantıya sahiptir. Bu enerji merkezleri ve yolları, eterik bedenin sağlığını ve enerji akışını düzenlemekte kritik rol oynar. Alternatif tıp ve mistik anlatılara göre, çakraların dengelenmesi ve meridyenlerin açılması, hem fiziksel hem de ruhsal sağlığı iyileştirebilir.

Biz bugün, çakraların ve meridyenlerin bilimsel olarak bulunmadığını biliyoruz. Fakat bu kavramlar, bilim öncesi dönemde hem vücudu anlamak (!) hem de tedavi etmek için kullanılmıştı.

Çakralar, vücutta bulunan önemli enerji noktalarıydı. Bu noktaların her biri, insanın zihinsellik, seks, beslenme gibi çeşitli yönleri ile ilişkilendiriliyordu. Ve ilkel şifacı, bu noktalara odaklanarak insana hikayesel / performatif psikolojik destek sunuyordu.

Meridyen ise, vücutta mevcut olduğu sanılan bazı enerjisel bağlantı hatlarıdır. Meridyenler, vücudun çeşitli noktalarını ve organlarını birbirine bağlar. Akupunktura göre her meridyen önemli bir organı kontrol eder. Fakat bu bağlantılar, belli bir rasyonel mantık çerçevesinde kurulmaz.

Gördüğünüz gibi, uzakdoğunun yogacı meridyen ve çakra kavramları, eterik beden fikri ile ilişkilidir. Çünkü bu kavramlar, bedenin metafizik bir boyutu olduğunu varsayar.

Yoga felsefesine göre, prana yani yaşam gücü (conactus), doğadan nefes ve besinlerle insana geçer. Ve insan bu enerjiyi kendi fiziksel ve eterik bedeniyle deneyimler.

Akupunktur ‘mucizesi’

Akupunktur, meridyen haritasını kullanarak insanları tedavi etmeye çalışır. Bu alternatif tedavi yöntemi, vücudun belirli yerlerine iğneler batırılmasını içerir. Ama kola uygulanan bir iğnenin bağırsakla ilgili bir hastalığı nasıl tedavi ettiği belirsizdir.

Akupunktur teorisyenleri bile, bu tedavinin nasıl işe yaradığını teorik olarak açıklayamaz. Yine de bu uygulamanın fayda sağladığını iddia ederler. (Bir meslek erbabının kendi mesleğini kötülemesi nadir görülen bir olaydır.)

Akupunkturu savunanlar çeşitli bilimsel açıklamalar yapmaya çalışsalar da, genellikle uygulamanın esrarengiz şekilde fayda sağladığını söylerler… Bazı bilim adamları elektronik cihazlarla meridyenleri tespit ettiğini iddia etti, fakat bulgular herhangi bir bilimsel metodoloji dayanmıyor.

Bazıları ise başka açıklamalar geliştirmeyi denedi. ‘Abd’deki heyecan verici deney göstermiş ki vücut akupunktur sonrasında endofrin salgılar.’ Fakat bunda şaşılacak bir şey yoktur, çünkü beyin vücuda iğne batırılması da dahil olmak üzere her ağrıya karşı endorfin salgılar… Sizin de anlayacağınız üzere burada bilimsel bir açıklama yok.

Bilim ve Şarlatanlık, s.358-359, Hüseyin Batuhan

Akupunktur bilime dayanamadığına göre, metafizik güçlere ve eskilerin anlatılarına dayanıyor. Yani ruhsal bir boyutta çalışır bu pseudo bilim.

Bu performatif hikayenin hastalara psikolojik bir destek ve umut sunduğu ortadadır. Fakat bu da az şey sayılmaz, ne de olsa hikaye insanın en temel ihtiyaçlarından birisi. (Aşağıdaki videodan, ilkel şifacılık tekniği ve mistisizme dayanan bir başka alternatif tıp yöntemi olan homeopati ile ilgili çalışmama ulaşabilirsiniz.)

Eterik Beden İnancının Tehlikeleri ve Faydaları

Eterik beden nedir sorusunu sorduğumuzda, bunun beden ve zihin arasında paralellik kuran bir düşünce modeli olduğunu görüyoruz. Bu noktada zihin kavramının ruh kavramının yerine kullanılması, bence sorun yaratmıyor. Çünkü bugün insan beyninin bağırsak gibi organlarla ve genel sinir sistemiyle yakın ilişkisi bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. Eski yogilerin söylediği gibi, beden ve ruh (zihin) sandığımızdan çok daha iç içe.

Eterik beden inancı, bireye iç huzuru ve kendini geliştirme fırsatı sunar. Ama bilgi ve uygulama eksikliği, kişiye zarar verir. Yanlış veya eksik bilgilendirme, bireyin gerçek dışı beklentilere girmesine ve sağlık sorunlarına yönelik profesyonel yardım arayışını ihmal etmesine neden olabilir. Ancak, bilinçli ve dengeli bir yaklaşımla, eterik beden çalışmaları, bireyin esenliğine katkıda bulunabilir.

Sonuç: Eterik beden nedir?

Eterik beden kavramı, hem tarihsel bir miras hem de modern zamanların spiritüel arayışlarında köprü görevi görür. Bu kavram, insanın kendini ve evreni anlama çabasının bir parçasdır. Aynı zamanda kültürler ve zamanlar ötesi bir geçerliliğe sahiptir. Bilinçli bir şekilde ele alındığında, eterik beden çalışmaları, bireyin kendini keşfetme yolculuğunda derin bir kaynak sunar.

Ama bu tür kaynaklardan faydalanırken dikkatli olmalıyız. Evet, hikayeler yaşam için en önemli şeyi, motivasyonu bize sunar ve yaşama gücümüzü arttırırlar. Fakat insanın sorunları büyüdüğünde, hikayeler yerine psikolog ya da doktor gibi uzmanlara ihtiyaç duyarız. Rasyonel ve modern olan tedavi yöntemlerinin çoğu zaman daha faydalı olduğunu unutmayalım.

Bu yazı ilginizi çektiyse, homeopati nedir yazımı okumak isteyebilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

Trending

Alçak kültür sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin