Muska nedir? Bu sanat bir tür büyü müdür, yoksa dini bir teknik mi? Bu yazıda cinci hocanın muska yazma sanatını inceleyeceğiz. Bu inancın kökenlerini ve tarihteki benzer uygulamaları (tılsım, büyü vs.) ele alacağız. Bu hikayeden neler öğrenebiliriz? Ve bu sanatın detaylarında hangi motifler var? Muska nasıl yapılır? Ve kötücül bir muska nasıl yok edilir? Muskacılık eski dünyanın şifacılığı ile hangi açılardan benzer?
Günümüzde cinci hoca ve medyumluk uygulamalarına çok sık rastlanmasa da, bunların hala devam ettiğini biliyoruz. Google cinci hoca aramasında, pek çok hocanın reklamıyla karşılaşıyoruz. Bu uygulamalar mahalle arası ilişkilerle de devam ediyor. Yani cinci hoca günümüzde hala cin çıkarma, büyü bozma, muska yazma gibi uygulamalarla şifacılık yapıyor.
Büyü ve cin musallatı ritüelleri bugün daha nadir görünse de, muskacılık daha masum bir uygulama olarak görüldüğünden daha yaygın. Kişinin üzerinde bazı basit duaları taşınmasından, hastalıkları iyileştirmek ya da karı kocanın arasını düzeltmek için özel muskalar kullanılmasına kadar çeşitli bir yelpazede oluşturuyor muskacılık sanatı. Ve muskacılığın bazı biçimleri sandığımız kadar masum olmayabilir. (Hem psikolojik, hem kültürel, hem rasyonel, hem de dinsel açılardan.)
Bir tür tılsımcılık olan muska sanatı, insan üzerinde nasıl bu kadar etkili oluyor? Nesnelerin büyülü etkiler oluşturabileceğine nasıl bu kadar kolay inanıyoruz? Muska nedir? Ve bu sanat bize insanın korkularıyla ilgili neler öğretir?
Muska sanatı
Muska, çeşitli Kur’an ayetleri, elementler, astroloji ve sayı bilimi kullanılarak yapılan bir tür tılsımcılıktır. Bu uygulama bazı dini alimler tarafından büyücülükle bir tutulmuş, bazı alimlerse caiz olduğunu düşünmüştür. (Bence muskacılık, eskilerin hurafelerinin günümüz dinlerinde süren bir yansıması.)
Bir kişinin üzerinde sadece cevşen gibi bir ayet taşıması ve bunun kendisini koruyacağını düşünmesi, masum bulunabilir. Burada eskilerin tılsım inancı işliyor olsa da, bir simgesel bir takıdan kime zarar gelir ki? Ne de olsa kişi K. Atatürk kolyesi de takabilir.
Fakat muska sanatı bu kadar masum olmayabilir. O halde incelemeye başlayalım: Muska nedir? Muska nasıl yapılır?
Muska nedir?
Bu sanat, el almış ve kendini mistik anlamda temizlemiş bir hoca tarafından, insan yaşamında olumlu ya da olumsuz etkiler oluşturulmasına dayanır. Bazı muskalar sadece tedavi ve koruma amaçlıyken, bazı muskalar büyüsel etkiler oluşturur. Bu ikinci sınıf, büyücülük sayılır.
Muska, üzerinde Kur’an’dan bir ayetin, bir ritüel talimatının, hastanın adının, hastanın annesinin adının ve büyünün niyetinin Arapça yazıldığı bir kağıttan ibarettir. Bu kağıt daha sonra genelde üçgen şeklinde katlanarak bir keseye konulur. Kişi bunu üzerinde taşıyabilir ya da belirli bir etki yaratması için bir yere konulabilir.
Seküler Yaşam ve Şifacilik, s.176, Christopher Dole
Cinci hocalar, muskaların cinleri kontrol altına alabileceğine ve kötü ruhları uzaklaştırabileceğine inanırlar. (Bence bu inanç İslam’ın cinler hakkındaki görüşleriyle uyuşmuyor.) Bu yüzden muska, cinci hoca için bir nevi manevi silahtır.
Muskanın başarılı olması için iki önemli nokta vardır: Hocanın doğru teknikleri uygulayarak ritüeli gerçekleştirmesi ve hocanın bu ritüeli yapabilecek güçte olması. Bu yüzden cinci hocalar ya da muska yazanlar, sürekli ibadetle meşgul olmaya çalışırlar.
Burada söz konusu olan, muskayı yapacak kişinin psişik güçlerini arttırmasıdır. Eterik beden temizliği, çakraların açılması, takva kazanılması, evliyadan ya da koruyucu cinlerden dostlar edinmek… bunların hepsi benzer uygulamaların farklı kültürlerdeki karşılığıdır.
Muskanın başarılı olması için şart olan bir başka önemli etken ise, hocanın tedavi edeceği durumu doğru teşhis edebilmesidir. Hastalık nazardan mı, cin musallatından mı yoksa büyüden mi kaynaklanmaktadır?
Cinci hocalar bunun için, çeşitli işaretleri okumaya çalışırlar. Hastanın vücut dili nasıldır? Vücudu kapalı ve gergin midir, yoksa kaçacak gibi mi oturmuştur bulunduğu yere?
Hastanın vücut tavırları, cin gibi bazı görünmez varlıkların kişiyi etkiledikleri ve tedaviyi bu varlıkların istemedikleri şeklinde yorumlanır. Esneme de benzer şekilde cinni varlıkların musallatının göstergelerinden birisi olarak yorumlanır.
Cin musallatı belirtileri görülen kişiye, durumdan emin olmak için dua okunur ve ne tepki vereceği izlenir. Hoca bu durumda musallatın derecesini anlamaya çalışır. Çünkü bazı musallatlar sadece etkileme düzeyindedir ve kolayca tedavi edilebilirler. Cin musallatından kurtulmak için, musallata uygun tedavi uygulanır.
Muskacılık da işte bu tekniklerden birisidir. Muskaya yazılan duanın ve ritüelik sözlerin yardımıyla, kötü ruhlar ya da olayların bıraktığı kötü etkilerin ortadan kaldırılmasına çalışılır.
Muska nasıl yapılır?
Cinci hocalar, muska yaparken özel teknikler ve bilgiler kullanırlar. Bu sanat, teknik bir konu gibi pek çok detay ve ritüel içerir. Cinci hocaların yapması gereken, kendi enerjilerini temizlemek ve bu ritüel tekniklerini harfiyen uygulamaktır.
Muska yapılışında astrolojinin önemi büyüktür. Çünkü eski bilgeler, yıldızların insan üzerinde etkili olduğunu düşünürdü. Bu yüzden evrenin düzenini anlamak ve değiştirmek isteyen kişi, onun kozmik yapısını takip etmeli ve uyandıracağı etkileri buna göre planlamalıdır. (Günümüzün burç inancı da, işte bu motife dayanır.)
Muska, belirli duaların kağıt ya da deri gibi yüzeylere belirlenen teknikle işlenmesiyle yazılır. Cinci hocalar, özellikle zaferan mürekkebi kullanırlar. Çünkü bu mürekkebin büyü yapılırken daha etkili olduğuna inanılır. Bazı durumlarda ceviz kabuğu gibi farklı nesnelere de muska yazılabilir.
Ayrıca bazı muskalar, dua dışında bazı ritüeller de içerir. Örneğin asma kilitleyin okunarak bir ipe dizilmesi, bir urgana ya da ipliğe düğümler atılması gibi. Cinci hoca, bu hazırlıklarını genellikle tedaviden önce yapar.
Evde muska olduğunu nasıl anlarız?
Muska pek çok zaman kara büyü ile ilişkilendirilir. Ve eve yerleştirilmiş bir büyü muskasının, kişinin hayatına önemli zararlar verebileceğine inanılır. İlgili yazıma aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Muska nasıl yok edilir?
Muskanın yok edilmesi, yapılmış muskanın özelliğine uygun olarak yapılmalıdır. Bu bilgi de ancak muska yazanlardan ve bu sanatı öğreten kitaplarda bulunur.
Çoğunlukla muskadaki yazıların silinmesi için, suya daldırılması önerilir. Ancak bazı büyüler, yazının suya karışması ile etki ettiğinden, öncelikle yazanlar incelenmelidir.
Bazı durumlarda ise muskanın yakılması tercih edilir. Ancak bu her zaman geçerli değildir. Bazen tam tersine, yakılan muska etki gösterir. Muska nasıl yok edilir? Bu konuda doğru cevaba ulaşmak için muskacılık yapan birisine danışmakta fayda var.

Muska büyü müdür?
Bir önceki bölümde gördüğümüz üzere, muska eskilerin tılsımcılığı ve büyücülüğü ile pek çok benzerlik gösterir. O halde muskanın büyü olup olmadığını tartışalım.
Peki büyü nedir? İbn-i Haldun büyüyü üçe ayırır:
- Diğer insanlar ve elementler dünyası üzerinde herhangi bir araç ya da pratik teknik kullanmadan psişik güçleriyle etkide bulunanlar.
- Fenomenler dünyasında etkiler yaratmak üzere astroloji, elementler dünyası ya da sayıların gizli özelliklerinden yararlananlar.
- Hayal gücü yoluyla, hayali görüntü, imge ve yanılsama kullanımı ile etkili olanlar.
Muska sanatı, bu büyü türlerinden ikincisine yakındır. Muskanın nasıl yapıldığına baktığımızda, astrolojiye göre seçilmiş bir zamanda, sayıların ve kelimelerin ebced hesapları yapılarak, belirli duaların belirli kağıt ya da deriye uygulandığını gördük.
Burada gördüğümüz, belirli tekniklerin kullanılarak maddi dünya üzerinde koruyucu ve hatta bazen zarar verici etkilerin oluşturulmasıdır. Bu da, Ibn-i Haldun’un ikinci büyü tanımıyla paraleldir.
Evet, muska yapımında kutsal kitap metinleri kullanılmaktadır. Fakat buradaki ritüeller, bir şamanın ya da cadının uygulamalarından çok da farklı değildir. İlkel büyücü, doğanın kötücül güçlerini yatıştırmak için kendi araçlarını kullanırdı.
Cinci hocanın gizli ilimler kitaplarıyla haşır neşir olması, ahlaki rehberlik sağlama ya da teolojik ilkelerin açıklama gibi bir amaç taşımaz. Kur’an’ın cinci hoca uygulamalarında yeri önemli olmakla birlikte, ayetler sadece gizli ilimler kitapları içerisindeki bir maddeyi meydana getiren daha geniş bir ritüel talimat kümesinin sabit bileşenleridir.
Seküler Yaşam ve Şifacılik, s.175, Christopher Dole
Cinci hocalara sorarsak, muskanın sadece duaların gücünden yararlandığını söyleyeceklerdir. Fakat kutsal kitap bunun için mi gönderilmiştir? Büyüyü yasaklayan bir dinin kutsal kelamı, büyülü etkiler uyandırabilir mi?
Eğer öyleyse, bu din eskilerin dininden nasıl farklıdır? Çünkü kelimelerin büyülü gücünden faydalanarak doğanın güçlerini etkileme fikri, eski Mısır’dan bu yana biliniyor.
Ben kendi adıma, muska sanatının hem işlev, hem de ritüelik yapı açısından büyü ile benzeştiğini düşünüyorum. Büyü yani ilkel dönemin mistik ritüelleri, muska gibi uygulamalarda kurumsal dinlerin içine sızıyor olabilir.
Rukye: Önleyici büyü
Ancak muskanın ne tarz bir büyü olduğu da önemlidir. İslami literatürde büyü genel olarak yasaklansa da, yasaklanmamış bir büyü türü vardır: Rukye.
Rukye, kötü büyüye ve hastalıklara karşı yapılan, koruyucu ve iyileştirici bazı uygulamaları içerir. Rukye, ipliklere dua okunması ile yapılır. Hazırlanan okunmuş tılsımlar, hastalığın olduğu organın üzerine tutularak tedavi edildiği düşünülür.
Rukye adı verilen uygulama da Kur’an’ın iyileştirici etkisiyle bağlantılıdır. Rukye, Kur’an ayetleri, dualar ve bazı özel sözler aracılığıyla hastalıklara ve kötü nazarlara karşı korunma amacıyla yapılan bir uygulamadır. İslam alimleri, rukyenin belirli şartlar altında ve doğru niyetle yapılması durumunda caiz olduğunu belirtmişlerdir.
O halde muska, koruyucu amaçla yapıldığında, daha masum bir büyü türü olarak görülebilir. (Rukye) Bu masumluğun İslam tarafından yasaklanıp yasaklanmadığı ise ayrı bir tartışmadır.
Kur’an, muskacılık ve büyü
Araştırmalarıma göre, İslam dininde muska kullanımı konusunda farklı görüşler var. Bazı alimler muska kullanmanın caiz olduğunu savunuyor, bazıları ise şirk (Allah’a ortak koşma) olarak değerlendiriyor. Genel olarak, muskanın Allah’a karşı bir alternatif olarak görülmesi ve ondan medet umulması doğru bulunmaz. (Bknz. Diyanet)
Bu noktada şu soruyu sormak istiyorum: Kutsal kitabın ve kutsal sözlerin gönderilme amacı nedir? İnançlı bir insansam, kutsal sözler benim ne işime yarar? Sözlerin büyüsü müdür koruyucu olan? Yoksa anlamı mı?
Mantıklı cevap şu olacaktır. Kutsal kitap kişinin yaşamını ve gündelik hayatını düzenlemek için gönderilmiş bilgileri içerir. Bu yüzden inananın onu okuyup anlaması ya da ruhbanların anlatılarına başvurması gerekir. Her halükarda ulaşılacak olan bilgidir.
Ama din söz konusu olduğunda durum karışıktır. Elbette sürece bir tür kutsallık deneyimi ve bütünlük hissi dahil olur. Ancak kutsallık hissinin oluşması için, gerçekten mucizelere ve büyüye ihtiyaç var mıdır?
Ben pek dindar olmasam da, hatta zaman zaman Müslüman olmanın sınırlarını da zorlasam, Fatiha suresinin anlamını severim ve burada vurgulananları değerli bulurum. Peki bu süreyi Arapça okumak neden daha değerli olsun? Ve bir sure neden uyandırdığı büyülü etkiler sayesinde değer kazansın? Bir sure anlattıklarından dolayı değerli olamaz mı?
Yaşamayan ve anlaşılmayan kutsal sözler ne işe yarar ki? Sadece cinlerden korunmak, ölülere saygı göstermek, büyülü etkiler için kullanılan kutsal sözler gerçekten dindar kişinin rehberi midir? Yoksa alışkanlıkları mı? Kutsal sözleri aklımıza ve eylemimize dökmedikçe, muska olarak boynumuzda taşımak bir işe yarar mı?
Onları (cinci hoca) göre Kur’an kaynaklı sözlerin tedavi özellikleri söze dökülmelerinde değil, aynı zamanda fiziksel etkilerini de kapsıyordu. Sözcükler kağıda yazılıp gömüldüğünde, şahsın üzerinde taşındığında ya da yanıldıklarını mürekkep ya da onları dillendiren tükürüğe içildiğinde iyiliklerini hastaya iletebilirler.
Women, Islam and Healing in Suudu Arabia and Gulf, s.138, Daumato
Büyü ve muska
Açıkçası bu konuda uzman değilim. Fakat bir tür büyücülük olduğuna ikna olduğum muskacılığın, İslam’la bağdaşacağını sanmıyorum. Firavunun büyücüleri ile dövüşmedi mi musa? Muhammed’e büyü yapılarak zarar verilmedi mi? Peki cinci hoca neden aynı tekniği uygulamaya devam ediyor.
Sami dinlerin büyüyü tamamen reddetmediğini biliyorum. Fakat tılsım /muska inancı bence çok daha arkaik. Ve eski dinler, adetler ve hurafelerden dinsel uygulamalara sızıyor. Cinci hoca da bu durumu kendi kazancı için lehine kullanıyor.
Konunun başka yönleri de var tabii. Hacı hoca tayfası, sponsorları Suudi Arabistan olduğundan Arapça Kur’an’ın daha kutsal olduğunu öne sürüyor. Açıkçası bu tavır bile kutsal kitabı ölü ve büyülü hale getiriyor. Arapça kutsal bir dil midir? Bu ayrı bir tartışma. Kimsenin kültür emperyalizmindeki rolünü sorgulamayacağım.
Bunun yerine, bir sonraki bölümde arkaik dinlerseniz tılsımcılık ve muska sanatı ile ilişkisini tartışalım. Çünkü muska nedir sorusunu sorduğumuzda, karşılaştığımız ritüeller arkaik şifa ve büyü ritüelleri ile çok benzer.

Türk kültüründe muskacılık
Günümüz Türk İslam kültüründe, en azından Anadolu’da muskacılığın uygulandığını biliyoruz. Bugünkü muskacılık, İslam ve Mezopotamya kaynaklı gibi görünüyor ilk bakışta. Fakat bu uygulama, İslam öncesi Türklerdeki bazı uygulamalar ile son derece benzer.
Eski türklerde Tumar, doğa-tumar ya da tumar-tılsım olarak adlandırılan ve boyna asılarak, taşınan koruyucu semboller vardı. Bunlar, eski Türklerin iye ve doğa ruhları inancı ile ilişkilidir. (Kaynak: MUSKANIN TARİHSEL VE İŞLEVSEL AÇIDAN DEĞERLENDİRİLMESİ VE BU BAĞLAMDA ZEYNEDDİN BABA ÖRNEKLEMİ, YILMAZ YEŞİL)
Eski Türklerin bir kısmı, Tumar içerisinde doğdukları yerin toprağını taşırdı. Bu toprağın ruhunun, kişiyi koruyacağına inanılırdı. Ayrıca eski türkler, bazı koruyucu tılsımlar ya da nazardan koruyucu taşlar da asarlardı boyunlarına (ya da hayvanlarının boyunlarına.)
Sonuç olarak, eski Türklerdeki tumar tılsım inancının, günümüzdeki muskacılık inancına dönüştüğü iddia edilebilir. (Türk mitolojisi ve Umay Ece yazım için bknz.)
İlkel şifa teknikleri ve muska sanatı
Muskacılık, genellikle belirli bir amaca hizmet etmek üzere doğaüstü güçlere erişim sağlama veya onları manipüle etme amacı taşıyan bir inanç ve uygulamadır. Bu, muskalar, tılsımlar veya büyüler aracılığıyla koruma, şifa, bereket gibi istenilen etkileri elde etmeye yönelik ritüeller içerebilir. Muskacılık inancı ve sanatı, ilkel şifa teknikleri ve tılsım inancı ile birkaç temel noktada benzerlik gösterir:
- Doğaüstü Güçlere İnanç: Hem muskacılık hem de tılsım inancı, doğaüstü güçlerin var olduğuna ve bu güçlerin insanların yararına kullanılabileceğine dair bir inanca dayanır. Bu güçler, hastalıkları iyileştirebilir. Kötü şansı uzaklaştırabilir veya bireyleri koruyabilir.
- Semboller ve Nesnelerin Kullanımı: Muskacılıkta ve tılsımlarda, belirli sembollerin, nesnelerin veya metinlerin özel güçlere sahip olduğuna inanılır. Bu nesneler, taşıyan kişiye şifa, koruma veya başka bir yarar sağlamak üzere “aktive” edilebilir. İlkel şifa tekniklerinde de benzer şekilde, doğal malzemelerin ve sembollerin kullanılması yaygındır.
- Ritüel ve Duaların Önemi: Hem muskacılıkta hem de ilkel şifa yöntemlerinde, belirli ritüellerin ve duaların uygulanması esastır. Bu ritüeller, doğaüstü güçlerle iletişim kurmayı ve istenilen etkiyi elde etmeyi amaçlar. Tılsımların hazırlanışı ve kullanılmasında da benzer ritüeller ve dualar görülebilir.
- Kişisel ve Toplumsal İyilik Arayışı: Muskacılık, tılsım inancı ve ilkel şifa teknikleri, genellikle bireysel veya toplumsal iyiliği artırmaya yönelik uygulanır. Hastalıkların iyileştirilmesi, kötü ruhların uzaklaştırılması veya bereketin artırılması gibi amaçlar, bu uygulamaların ortak hedeflerindendir.
- Geleneksel Bilgi ve Aktarım: Bu uygulamalar, genellikle sözlü gelenekler ve ustadan çırağa aktarım yoluyla korunur ve devam ettirilir. Muskacılık, tılsım yapımı ve ilkel şifa yöntemleri, toplumun dini ve kültürel yapısına göre şekillenen derin bir bilgi ve tecrübe birikimine dayanır.
Muskacılık ve fetişizm
Mitolojide ve ilkel psikolojide fetişizm önemli bir problemdir. Muska nedir sorusunu soruyorsak bu problemi incelenmeliyiz, çünkü fetişizm ve totemcilik en ilkel büyülü nesne pratiğidir.
Eski insanlar, tüm eşyaların canlı olduğunu düşünüyorlardı. Canlılık işte bu büyülü gücün hareketiydi. Bu sihirli güç, hiçbir nesnesen ayrılmazdı.
Fetiş, büyülü bir güce sahip bir nesneydi. Bir hayvan kemiği, kuş kanadı, kuş tüyü, özel nitelikli taşlar vs. fetiş sayılabilirdi. Fetiş, sihirli bir güç saklardı ve bu güç kişinin koruyucusu olabilirdi. (Mitolojideki sihirli yüzük, kılıç, pelerin vs motifleri gibi.)
Totem ise, kabilenin kutsal ama yasaklı objesiydi. Freud’a göre (Bknz Totem ve Tabu) ilkel aileler bir totem hayvanına bağlı olurdu. Bu totemi yenmesi ailece yasaktı, ancak yılda 1 kez kutsal yemek olarak tüketilebilirdi. Totem soyun simgesiydi. Aynı toteme sahip kişiler evlenemezdi ve rakip totem sahipleri ile rekabet halindelerdi.
Tabiatın sade bir hadisesi ya da objesi, mit ve sihirli masallarda halk kahramanının koruyucusuna ve savunucusuna dönüşür. (Mitolojiye Giriş, Fuzuli Bayatlı, s.57)
Muskacılık, fetişizm ve totemizmin mirasını bugün sürdüren bir teknik olarak görülebilir. Ne de olsa Muska, özel bir teknikle kutsal ve koruyucu hale getirilen bir nesneden ibarettir. Muska nedir sorusunu sorduğumuzda, animistik dönemin ilkel inançlarına da uzanmış oluruz.
Animizm ve Totemizm: İslam öncesi toplumlarda doğa güçlerine ve nesnelere ruh atfetme inancı olan animizm, muskacılığın temelini oluşturmuştur. Ağaçlar, taşlar, hayvanlar gibi nesnelerin kutsal güçlere sahip olduğuna inanılırdı ve bu nesnelerin parçaları veya sembolleri muska olarak kullanılırdı. Bu yüzden muskacılık ile ilkel şifacılığı birbiri ile ilişkilendirmek çok da mantıksız görünmüyor bence.
İlkel dünyada muskacılık benzeri uygulamalar
Eski kültür ve toplumlarda muskacılık benzeri pek çok uygulama var. Örneğin Antik Mısır’da tılsım ve papirüsler, Mezopotamya’da çivi yazısı tabletler, Yunan ve Roma’da büyü kitapları, Çin’de Feng Shui, Hinduizm ve Budizm’de Mantra ve Yantras’lar muskacılık ile benzer büyülü etkiler oluşturulduğuna inanılırdı. Bence bunlardan özellikle Yantras ilginç.
Yantras: Hinduizm ve Budizm’de yantra adı verilen geometrik şekiller, tanrıların enerjisini temsil ettiği düşünülür. Yantras, meditasyon sırasında veya koruyucu amaçla kullanılır.
Benzer şekilde, Antik Mısır’da da muskacılık benzeri bazı uygulamalar görüyoruz. Gördüğümüz gibi muska nedir sorusu bizi kültürler arası bir yolculuğa çıkardı.
Mısır ve Mezopotamya: Bu medeniyetlerde muskalar, tanrıların korumasını sağlamak ve kötü güçlerden korunmak için yaygın olarak kullanılırdı. Scarab böceği gibi kutsal hayvanların figürleri ve hiyeroglif yazılar içeren muskalar, mumyalara ve mezarlara konulurdu.
Muska sanatı ve ilkel şifa
Bu benzerlikler, muskacılık, tılsım inancı ve ilkel şifa tekniklerinin, insanların yaşamlarını iyileştirmek, korumak ve bereketlendirmek için doğaüstü güçlere başvurduğu geniş bir inanç ve uygulama yelpazesine ait olduğunu göstermektedir.
Bu uygulamalar, modern tıp ve bilimden önce insanların sağlık, koruma ve iyilik hali arayışlarında başvurduğu yöntemler arasındadır. Yani muska nedir sorusunu sorduğumuzda, sandığımızdan daha arkaik ve ilkel bir sanatı sorguluyoruz. (Aşağıdaki videomun konu edindiği homeopati, muskacılığa benzer şekilde köklerini ilkel şifa tekniklerinde bulur.)
Muskacılığın psikolojik sağaltıcılığı
Bu bölüme bir hikaye ile başlayacağım. Anlatıcı, muska ile ilgili ilginç bir deneyim yaşamış.
Ben küçükken fakir bir köyde yaşardık. Köyde bir hoca vardı, namaz kıldırır, dini meseleleri çözer, muska yazardı.
14-15 yaşlarında hoca ile arkadaş oldum. Bana Arapça öğretirdi. Bir gün annem hastalandı, başı o kadar ağrıyordu ki yataktan çıkamıyordu. Hocanın yanına gittim ama hoca ilçeye gitmiş.
Hoca bir süre gelmedi. Annemin hastalığı sürüyordu. Bu süre bir haftaya ulaşınca aklıma bir fikir geldi. Gidip hocanın yaptığı gibi 3 muska hazırladım ve içlerine boş kağıtlar koydum.
Bunları anneme verdim ve hocanın döndüğünü ve bunları hazırladığını söyledim. Birisini yatağının altına koyacaktı. Muskaların birisini suda eritip içti, diğeri ise odada yakıldı.
Annem hızla iyileşti ve rahatladı. Hoca dönünce ona bu olayı anlattım ve cinleri gerçekten görüp görmediğini sordum.
Hoca cinleri gözüyle görmediğini söyledi. Muskaları, sultan Süleyman zamanında kalma bir kitaba göre yazdıklarını söyledi. O zaman doktor az bulunduğundan dualarla tedavi yapılmaya çalışılıyormuş.
Dedi ki, muska yazılan kişiye moral verir. Muska yazılan kişinin beyninde tümör varsa, bir fayda görmeden ölebilir. Ama iyileşebilir de. Dua ve umut insanlara iyi gelebilir.
Seküler Yaşam ve Şifacılık, s.241, Christopher Dole
Bu hikayede karşımıza çıkan, şifa tekniğinin psikolojik sağaltıcılığıdır. Burada placebo etkisini de görebiliriz. Placebo etkisi, kişinin kendisine onu belli bir şekilde etkileyecek bir ilacın verileceğini söylenmesi ve ilaç verilmediği halde (sahte haplar verilir) söylenen etkinin onda ortaya çıkmasıdır.
Placebo etkisi, deneylerle kanıtlanmıştır. Bu hikayede, muskanın kendisini iyileştireceğine inanan kadın da, buna benzer bir durum yaşar.
Peki burada hangi etkiler bulunur? İlk etki psikolojiyle ilgilidir. Kişi eğer duygusal ve psikolojik destekle aşabileceği bir durum yaşıyorsa, muska ya da başka bir etken bu etkiyi yapabilir.
Burada tabii bilinçaltı süreçler ve hormonal etkiler de yürürlüktedir. Belki de beden, uyanacak etki ile sinirsel açıdan uyum sağlamakta ve böylece iyileşme etkileri görülmektedir.
Ama konunun kültürel ve sosyal boyutu da vardır. Eğer uygulanan tedavi toplulukla birlikte yapılan bir ritüelse, etki daha da güçlü olur. Ama rituelin toplum tarafından kabul edilmesi de yeterlidir.
Muskacılığın etkili sonuçlar alabilmesinin sebebi bence bu. Antropolojinin anlattığı gibi, ilkel şifa teknikleri çoğunlukla bilişsel psikolojik performatif sağaltım ve bilinçaltı kültürel etkilerin harekete geçirilmesi ile sonuç alır. (Bence alternatif tıp yöntemleri de aynı şekilde çalışıyor.)
Bu da bizi tekrar hikayenin insan yaşamındaki ve zihnindeki önemine getirir. Hikayelerle gelişen insan beyni, bugün hala hikayelere ihtiyaç duymaktadır. Ve muska nedir sorusunu sorduğumuzda, ister istemez hikaye ve inancın insan için hala önemli olduğu gerçeği ile karşılaşıyoruz.





Bir Cevap Yazın